12 Şubat 2014 Çarşamba

Fikstür Avantajı

Gençlerbirliği deplasmanından  alınan 3 puan ile kapatılan 20. Maç günü sonrası Kırmızı - Mavi renklerle haşirneşir olan herkesin Avrupa ümidi Süper Ligde geçen 4 yıl sonrasında ilk defa bu seviyeye ulaştı.
   Bilindiği üzere ülkemizi 2013-2014 sezonunda Edirne'nin ötesinde ikisi Şampiyonlar Liginde üçüde Avrupa Liginde olmak üzere 5 takım temsil edecek. 3 Avrupa Ligi biletinin ikisini kimin alacağını  lig sıralaması belirlerken kalan son vizeyi ise Ziraat Türkiye Kupası şampiyonu alacak. Devler ligi kontenjanını ise ligin tepesindeki iki ekip dolduracak. Önceki cümlelerde bahsettiğiklerim UEFA’nın TFF’ye belirttiği normal koşullar altındaki şartlar.
  UEFA’nın normal koşullar altındaki şartlarını bu seneki lig tablosuna uyarlarsak başka bir senaryoyla karşılaşıyoruz. Lig lideri Fenerbahçe’nin cezası nedeniyle önümüzdeki sezon Avrupada olamayacağı göz önüne alınırsa, en alt Avrupa Ligi sırası 4’ten 5’e düşecek. Buna ek olarak Ziraat Türkiye Kupası finalistlerinin ligi ilk 5 içerisinde bitirmesi durumunda lig altıncısı kendini Avrupa Ligi kuralarında bulabilir.
  Hal böyle olunca  Karabükspor taraftarının şu koroegrafiylede ne kadar çok istediğini belirttiği Avrupa mayıs sonlarında hayal olmaktan çıkabilir. 
  21. hafta arefesinde ligin en tepesindeki 3 sırayı hemen hemen tüm futbolseverler 3 İstanbul ekibine ayırıken, geri kalan 2 yada yukarıda anlattığım koşulların sağlanması durumunda 3 koltuk için toplam 7 ekip ter dökecek.
  Alttaki tabloda bu takımların  kalan maçları gözükmekte.  Ülke futbolumuzda deplasmanda maç kazanma Nijeryada olduğu gibi ekstrem seviyelerde olmasada zor. 8 maçını deplasmanda oynayacak Sivasspor, Kasımpaşa ve Trabzonspora göre sadece 6 maçında tribün desteğinden mahrum kalacak temsilcimiz Karabükspor, Akhisarspor ve Eskişehir avantajlı konumdalar. Bursaspor ise tam ortada, 7 maça deplasmada çıkacak yeşil beyazlılar 7 maçta ise ev sahibi hüviyetinde olacaklar.

  Kalan maçlarda şampiyonluk yaşamış Bursaspor ve Fenerbahçe haricindeki 3 takımlada Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumunda oynacak olmamız, bu durum incelendiğinde Akhisar, Kasımpaşa ve Bursaspora olan avantajımız olarak gözükmekte.

  Hem az deplasmana gidecek olmamız hemde şampiyonluk yarışı içerisinde olacak takımları sahamızda misafir edecek olmamız fikstür açısından şanslarımız. Umarız kağıt üzerinde yakın gözüken Avrupa ihtimalini futbolcularımız yeşil sahada kesinleştirir. Bizde bu satırlara pasaport - vize başvurularında taraftarların neler yapması gerektiğini yazarız.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

Hasan Doğan Stadyumu

   Bank Asya'da kırılan rekorlar sonrası gelen şampiyonluktan sonra modernizasyonuna başlanan ve her tribünde beklenen tarihten aylar sonra mutlu sona ulaşılan Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumundan sonra bir ikinci stad projesi daha peyda olmuştu Karabükte, takvimler geçen senenin dokuzuncu ayın onbirini gösterdiğinde...   

  Yan tarafta projesini gördüğünüz   eski Türk Futbol Federasyonu başkanı merhum Hasan Doğan'ın ismi verilecek stadın yapılması planlanan yer ülkemizin genç üniversitelerinden  olan Karabük Üniversitesinin yerleşkesi, amacı da Rektör Burhanettin Uysal'ın röportajlarında defalarca bahsettiği gibi ülke çapında düzenlenecek üniversiteler arası oyunların hamiliğini üstlenmek.  

 Stadyum, 40,625 m2 alana inşaa ediliyor. Seyirci kapasitesi ise modernizasyonu tamamlanacak Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumundan daha fazla olacak, 25 000. Stadyum aslında alışılandan farklı olarak Besyo öğrencileri tarafından bir nevi  laboratuvar olarak da kullanılabilecek. Nitekim stadyumun projesinde 8 adet derslik, 60 adet ofis, 6 adet antreman salonu bulunmakta. Stadyumun planlanan bitiş tarihi ise 30,01,2014.



                            

3 Ağustos 2012 Cuma

Sezon Öncesi Karabükspor

  Geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında Bülent Korkmaz önderliğinde özellikle iç sahada alınan seri galibiyetlerle ligde kalmayı başaran Karabüksporda ligin sonunda oynanan Spor Toto Kupasının sonlarına doğru Bülent Korkmaz ile yolların ayrılması gündemin en önemli başlığı olmuştu dumanlı kentte.
  Bülent Korkmaz'dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna, Karabükspor'un ana sponsoru Kardemir'in kuruluş evresinde fabrikanın mühendislerinden de biri olan Mr. Lain'den sonra ilk yabancı teknik adam olacak M.Skibbe getirildi. Skibbe'nin uyruğu her ne kadar farklı olsada aslında futbol coğrafyamıza fazla yabancı bir futbol adamı değil. Ülkemizde daha önce Galatasaray ve Eskişehirspor da görev alan Alman hoca
Karabükspor'un lige alışma ve büyüme evresinde takımın başında bulunacak.
  Teknik adam sorununu çözen yönetimin ilk amacı daha önceden belirlenen transfer politikasına göre takıma yapılacak takviyelerden önce arkada bırakılan sezonun ikinci yarısında çıkılan 16 maçta 32 puan elde eden takımı dağıtmamaktı. Sırasıyla Hakan Söyler, Uğur Uçar, Bora Körk, Şenol Akın, Birol Hikmet,Erdem Özgenç, Bilal Kısa ve Muhammed Özdin ile sözleşme yenilenilirken iki sezon boyunca takımda kiralık bulunan İlhan Parlak'ın bonservisi alındı.
 Dış transferde ise öncelik yaş ortalaması hayli yüksek olan takımın gençleştirilmesi oldu. Bu amaçla geçtiğimiz sezon zor günler yaşayan ve tüm sezon boyunca genç oyuncularından faydalanma yoluna giden MKE Ankaragücünden takımın en çok göze batan iki oyuncusu Atilla Aybars Garhan ile İshak Doğan, Almanya'da takibi gerçekleştirilen gurbetçi oyucular Ahmet Candır, Bertul Kocabaş ve TFF Gelişim Direktörlüğü görevi yapan Tolunay Kafkas'ın önerisi ile DİSKİ'nin genç kalecisi Abdülaziz Demircan takıma katıldı. Takımın gençleştirilmesi adına bu adımlar atılırken, bir üst seviyeye çıkabilmek için de Manisaspordan Ahmet İlhan Özek, Yiğit İncedemir ve Blackpool'dan LuaLua transfer edildi.
 Günümüze kadarki geçen transfer sürecinde toplam 8 yeni futbolcu ile anlaşılırken başta Deumi, Hamza Çakır ve Mustafa Sarp olmak üzere toplamda 7 futbolcu ile yollar ayrıldı.(Diğer oyuncular : Hocine Ragued, Mehmet Çakır, İsmail İsa ve Güven Varol )

Kadro varyasyonu yandaki futbol sahasında görülebilecek Karabüksporda sorunsuz ve rekabetin fazla olacağı forma numarası 1 gibi gözüküyor. Süper lige adım atıldığından beri belli sakatlık devreleri hariç kalesini koruyan Tomic, Ankaragücünden geçtiğimiz sezonun ikinci yarısı transfer edilen tecrübeli eldiven Bora Körk ve genç milli kaleci Abdüllaziz Demircan'ın bulunduğu bu bölgede tek handikap ise Tomic'in geçtiğimiz sezondan kalan sakatlığı.
  Savunma dörtlüsün solu da kalecilerde olduğu gibi sıkıntı yaşanmayacak ve rekabetin en çok olacağı bölge durumunda. Yıllardır Karabükspor forması giyen Ante Seric bu bölgede ilk seçenek olsada geçtiğimiz sezon Ankaragücünün en çok göze batan oyuncusu İshak Doğan ve Süper lige alışma sezonunu tamamlayan Anıl Karaer formayı giymeye en az Seric kadar yakınlar. Sol kanatta rekabet fazla iken sağda ve stoperde formalar belli gibi. Uğur sağda, Jahic ve Mabiala ise stoper ikilisinde diğer rakiplerine göre bir adım önde gözüküyor. Anıl gibi lige alışma sezonunu tamamlayan Erdem Özgenç, kaptan Muhammed Özdin ve genç oyuncu Barış Aysu formanın diğer seçenekleri.
   Orta saha üçlüsü seçeneğin bol olduğu mevkiilerden. A2 milli takımın önemli oyuncularından Kağan Söylemezgiller, yeni transfer Yiğit İncedemir ve Rumen yıldız Florin Cernat ilk onbirde ismini daha fazla görebileceğimiz oyuncular.Orta sahanın yükünü yıllardır çeken Hakan Söyler, Birol Hikmet ve geçen sezon yaşadığı büyük sakatlığı atlatan Şenol Akın bu sene daha çok seçenek konumunda olacaktır. Florin Cernat'ı yedekleyecek oyuncular ise genç oyuncu Juju ve Bilal Kısa.
 Geride bırakılan sezon sezonda Karabükspor denilince akla ilk gelen Shelton'un Usain Bolt vari sprintleriyle geliştirdiği kanat akınları idi. Bu sene Shelton'a ek iki kanatta da oynayabilen Ahmet İlhan Özek ve Newcastle da ve Porsmouth dan hatırladığımız LuaLua, ileri üçlünün kanatlarının daha da hızlanmasını sağlayacaktır. Bu bölgede iki sezondur sezon öncesi taraftarların muhtemel onbirlerinde yer almamasına rağmen hırslı yapısı ile formayı kapmayı başaran İlhan Parlak, genç oyuncu Adem Candır ve çok yönlü yapısı ile Juju formayı kovalayacak oyuncular.
 İleri ucun kaleye en yakın kısmı beyaz çizgiler içinde yer alan futbol takımının en zayıf rotasyonuna sahip bölgesi olma ihtimaline sahip. Burada formaya en yakın isim gerek tecrübesiyle gereksede geçen sezon ilerde top tutan uç oyuncunun futbolumuzdaki önemini tekra bize hatırlatan Mehmet Yıldız. Bir önceki cümledeki "İhtimal"i oluşturan oyuncular ise iki genç oyuncu Atilla Aybars Garhan ve hemşerimiz Bertul Kocabaş. Mehmet Yıldız'ın sakatlık,ceza ve şu an Yargıtay dan çıkacak kararın sonucuna göre birinci tercih konumuna gelecek bu iki oyuncunun takıma vereceği katkı aslında "ihtimali" oluşturan gerçek.
 Son paragrafı takımın ihtiyaçlarına ayırmakta fayda var. Önceki sezonlara göre bol seçenekli bir kadro oluşturulsada önümüzdeki günlerde -hernekadar Skibbe transferi kapattık desede- yerli rotasyonunu arttırmak amacıyla bir stoper ve Mehmet Yıldız'a alternatif bir golcünün Metin Türker tesislerindeki imza törenini izleyebilme şanmısız yüksek görünüyor. En azından gönül öyle istiyor.


9 Haziran 2012 Cumartesi

2012-2013 Transfer Dedikoduları


Bugünden itibaren  içinde bulunduğumuz transfer sezonunda ismi Karabükspor ile anılan tüm futbolcuları ilgili haberle beraber bu sayfada listeleyeceğim. Bu sayfada sadece resmi transferler değil - zaten transferler hakkında ayrı yazılar da olacak - spekülasyonlar da yer alacak. Benim gibi eski gazeteleri okumaktan zevk alanlar için ilerleyen yıllarda bu sayfa anıları tazeleme adına hoş olacaktır.


Isaac Promise  | Karabük'te Isaac Harekatı ---       Fanatik
Hüseyin Tok  | Hüseyin Tok'a teklif çok --- Manisa Haber Gazetesi
Atilla Aybars Garhan | Transferin Gözdesi : Ankaragücü --- Hürriyet
Ömer Ali Şahiner  | Şeker'e Transfer Kancası --- Konya Postası
Nizamettin Çalışkan | Nizamettin Gözde Oldu --- Manisa Haber Gazetesi
Carlos Carvalhal  | Yeni Sezonda Türkiye'de Olacağım --- Fotospor
İlker Avcıbay | İlker Avcıbay Tamam --- Karabük Net Haber
Sven Goran Eriksson | Hedef SVE --- Karabük Net Haber 
Lomano LuaLua   | Lua Lua Karabük' e geldi --- Fotospor
Milan Stepanov   | Karabükspor, Stepanov'a talip --- DHA
Caner Karakuş  | S.L Ekipleri O Gencin Peşinde --- SporX
Ömer Aysan  | Manisaspor'a Süper Teklif --- Yeni Asır
Erhan Yılmaz  | Erhan Yılmaz Karabük Yolunda --- NtvSpor




23 Mayıs 2012 Çarşamba

Lomana LuaLua Karabükspor'da

 Kardemir Karabükspor, sezon sonunda ilk transferini Ankaragücü'nün geçtiğimiz sezon yaşadığı sıkıntılar nedeniyle bulduğu şansı iyi değerlendiren Atilla Aybars Garhan'ı transfer ederek gerçekleştirmişti. Spor Toto Kupası'nın bitmesine yakın teknik direktör Bülent Korkmaz ile yolların ayrılması Karabükspor'da dış transferin durdurulmasına neden oldu. Karabükspor yönetimi ilk önce Michael Skibbe ile 2 senelik sözleşme imzaladı ve hemen dış transfere hız verdi. İlk resmi imza ise Siyah-Beyaz Newcastle United forması ile tanıdığımız Demokratik Kongolu futbolcu Lomana LuaLua'dan geldi. 
  LuaLua kariyeri boyunca 146 İngiltere Premier Lig maçı ve 8 Şampiyonlar Ligi maçına çıktı ve bu maçlarda toplam 26 gol buldu. 1980 doğumlu LuaLua, futbol kariyerine Colchester da başlarken İngiltere  Premier Ligde N. United ve Portsmouth  forması giydi. LuaLua hızı ve topla olan becerileri sayesinde attığı ve attırtığı goller ile hafızamıza kazınmıştı. Newcastle da oynadığı seneler Avrupa'da büyük takımların transfer listesine giren siyahi yıldız oyunculardan birisi oluvermişti. Daha sonra Porstmouth'a transfer olmuş ve burada geçen 4 seneden sonra kariyeri yavaş yavaş aşağıya doğru gitmeye başlamıştı. Sonrasında sırasıyla Olimpiakos, Al- Ahli -kariyeri düşüşte olan her yıldızların uğrak yeri Katar-  ve Omonia da forma giydi. Türkiye'den önceki son durak ise Championship takımlarından Blackpool idi. LuaLua'nın burada 32 maçta forma giymesi ve benzer transferlerde yaşanan sakatlık probleminin olmaması bu transferin olumlu yanlarından. Gereken istek ve inanç her iki taraf tarafından da sağlanırsa sezon sonu iyi transferler arasında kendisin ismini görme ihtimalimiz yüksek. Diğer ihtimallerde ise önceki örneklerde yaşanan son ile karşılaşabiliriz.
  Skibbe, LuaLua'yı ileri ucun her bölgesinde kullanabilecektir ancak muhtemelen siyahi oyuncunun Karabükspor'daki görev yeri ileri ucun sağ tarafı olacktır. Zorluk dercesi fazla olan mücadelerde ise ikinci forvet olarak da kendisinden yararlanılabilir. 
   Bu transferin taraftar açısından bir diğer önemi ise Emenike'nin takımdan ayrılışından beri özlenen taklalı gol sevinçlerinin Dr. Necmettin Şeyhoğlunda görülecek olması. Umarım LuaLua isteneni verir ve taraftar özlediği taklalı gol sevincine bu sene epey doyar ve gollerden sonra LuaLua için hazırlanan aşagıdaki şarkı stad hoparlörlerinden bolca duyulur.
 .


20 Mayıs 2012 Pazar

Karabükspor'un Milli Gururları

 Karabük halkı, en son  yeni il olmanın tadını çıkardığı 1996 senesinde şehir takımından bir futbolcusunu ,Vedat İnceefe'yi , ay-yıldızlı takıma gönderme gururunu yaşamıştı.Vedat İnceefe o dönemde Azerbaycan, Ukrayna, Estonya ve Finlandiya karşısında milli formayı giymiş ve gösterdiği başarılı performans sonrası  ülkemizin  Avrupa Kupasında ilk defa temsil edildiği Euro1996 kadrosuna girmeyi başarmıştı. Aradan geçen yıllarda  Karabüklü/Karabüksporlu oyunculardan sadece İbrahim Kaş'ı gördük milli forma ile. Bu hafta açıklanan milli kadrolarda ise 2 Karabüksporlu futbolcu yer aldı. A takımımızda yer alan Kağan Söylemezgiller Fransa'da yapılacak turnuva için A2 Milli Takımı'na davet edilirken ile altyapımızda top koşturan Emre Çelebi ise İstanbul Riva'da yapılacak hazırlık kampı için U-14 Milli Takımı'na çağırıldı.
Her iki futbolcumuza da milli takım mücadelelerinde başarılar...

6 Mayıs 2012 Pazar

IFHHS sıralamasında İlk Dörtyüzdeyiz



 Karabükspor, Uluslararası Futbol ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS)'nun Mayıs- Nisan ayı dünya kulüpleri değerlendirmesini yaptığı sıralamada 369. sırayı adı. Bu sıralamada kendine ilk defa yer bulan Karabükspor Türkiye sıralamasında ise 10. sırayı elde etti.(sıralamanın tamamı için : link). Mart ayında 429. sırayla ilk dörtyüze girmeye yaklaştığımız listenin bu aydaki sıralamasında ülkemizde birincilik ise Beşiktaş'ta. Bu sıralamada ülkemiz adına en iyi dereceyi 2001 yılının Ocak ayı sıralamasında dünyanın en iyi kulübü olmayı başaran Galatasaray yapmıştı.

 IFFHS bilindiği üzere 1991 yılından başlayarak aylık periyodlar içinde profesyonel futbol maçlarının sonuçlarına dayanarak, sıralamalar yapmakta. IFFHS, sıralamaları belirlediği bazı kriterlere göre yapıyor. Bunlar :
1)  Sadece takımların son 1 sezon içerisinde oynadığı tüm resmi maçlar değerlendirilmeye alınır.
2) Birden fazla yerel kupa düzenlenen ülkelerde federasyonların düzenledikleri kupalar değerlendirilmeye alınır.Kupaların statüleri ülkelere göre değiştiğinden sadece çeyrek final sonrası dikkate alınır.
3)  Ligler zorluk derecelerine ayrılmıştır. Ülkemiz 2. Level'de bulunmaktadır.(Level 1'de galibiyet 4, Level 2'de 3,Level 1'de ise 2 puanken, beraberlik puanları ise sırayla 2, 1.5 ve 1'dir.)
4) Uluslararası turnuvaya katılan takımların bu kupardaki elde ettiği sonuçlar hangi ligde olduklarına bakılmaksızın hesaba dahil edilir.(Bu kupalarda puan katsayıları ve bu kriterlerin resmi metnine ulaşmak için link)

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #4

 Karabükspor, zorlu sezon başlangıcından sonraki etapta kendileri için sezonun devamınının nasıl şekilleneceğini belirleyici maçlarla karşılaştı. Bu dizi maçlar serisi Karabük'te oynanan ligin yeni ekiplerinden Orduspor ile başladı.  Maçın genelindeki isteksiz ve etkisiz futbol rakibin erken gelen golleriyle birleşince,  77 puan ile rekor kırarak şampiyon olarak tamamlanan Bank Asya macerasında tek galibiyet alınamayan takım olan Orduspor'a karşı şansımız bu kader maçında da gülmedi. 
 Ordu maçından sonra deplasmanda Manispor ile karşılaştığımız maçta son haftalarda sergilenen kötü futbol serisine bir ek oluvermişti. 90 dakika da yakalanan bir kaç pozisyon ileri uçlarımız tarafından cömertçe harcanırken, basit pozisyon hataları sonucu kalede görülen 2 gol Karabükspor'u puan sıralamasında dibe doğru çekiyordu.
  Puan tablosundaki durumun etkisiyle yaşanan alt sıra psikolojisin aşılması için acil olarak duyulan 3 puan ihtiyacı kendi evimizde oynadığımız İ.B.B maçı ile karşılanırken sahadaki futbolun  geçtiğimiz sezonun futboluna yakın seviyede olması dumanlı kenti umutlandırmıştı. 
  Haftalar sonra gelen galibiyet ve bir nebze sergilenen iyi futboldan sonra Kırmızı- Mavili temsilcimizin durağı Samsunspor olmuştu. İlk 7 maçlık periyotta istediğini elde edemeyen ve ilerleyen haftalarda sıkıntı yaşamamak için bu maçtan puan alma zorunluluğu bulunan iki takımın maçı başladığı gibi bitti. İyi olmayan futbola rağmen kümede kalma savaşında doğrudan rakibiniz olacağı yavaş yavaş belli olmaya başlayan Samsunspor deplasmanında alınan bir puan takımı biraz daha rahatlatmıştı.

  Kaybedilen iki maçtan sonra İ.B.B ve Samsunspor maçlarından alınan 4 puan sayısal açıdan takımı rahatlatsada takım içinde aşılamayan problemler, sergilenen kötü futbol, sezon öncesi transfer dönemindeki yönetim - t. direktör arasında yaşanan sıkıntılar Karabüksporun sıralamada yukarı çıkmasını engelliyordu. Bu sıkıntıların had safhada olduğu dönemde oynanan Fenerbahçe ve Eskişehir maçlarında alınan sonuçlar yıllar sonra yükselinen Süper Ligin baş mimarı Yücel İldiz ile yolların ayrılmasına neden oldu. Bu ayrılıkta ana etmen sezon öncesi teknik ekibin istediği transferlerin yapılmamasıydı. Oluşturlan takımın  kalitsi hep tartışılırken, futbolumuzda görmeye alışkın olduğumuz futbolcu - hoca zıtlaşması sonucu teknik direktörlerin altının futbolcular tarafından oyulması bir kez daha sahnelenmişti. 
 
          Alınan Sonuçlar
 5.Hafta  : Karabükspor - Orduspor   : 1- 2 (89. dk M. Batdal / 21.dk B.Stancu, 24.dk F.Tekke)
  6.Hafta  : Manisaspor - Karabükspor   : 2-1 (38. ve 72. dk I.Promise / 89.dk Ali Kuçik )
  7.Hafta  : Karabükspor - İ.B.B            : 2 -0 (23. dk F.Cernat, 82. dk B. Kısa)
  8.Hafta  : Samsunspor - Karabükspor  : 0 - 0
  9.Hafta  : Fenerbahçe - Karabükspor   : 1 - 0 (17. dk Bienvenu)
 10.Hafta : Karabükspor - Eskişehirspor : 1 - 2 (74. dk L.Shelton / 25. dk V.Sarı, 51. dk H.Kamara)
                                                                                             Devam Edecek.....

1 Mayıs 2012 Salı

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #3

  Karabükspor sezona önceki yılda olduğu gibi evinde başlayacak ve rakip lige son haftalarda tutunmuş bu sene aynı korkulu rüyaları görmek istemeyecen Rıza Çalımbay önderliğindeki Sivasspor olacaktı. Bu maçın hem ülke futbolunun içindeki bulunduğu durum nedeniyle ertelenen ligin taraftarın futbol özlemini galibiyetle bitirme ve kötü denmesede iyi geçmeyen sezon öncesi kampını unutturma yönünden önemi Karabükspor açısından büyüktü. Nitekim maçın hızı sayesinde sezon boyunca vatandaşı Usain Bolt ile kıyaslanmasıyla gündem oluşturan Shelton ve penaltıdan Birol Hikmet'in ayağından gelen gollerle 2-1 kazanılması sezona umutla başlanmasını sağladı.
 Alınan galibiyet sonrası, önemli oyuncularını kaybetmiş umulan kadro derinliğine ulaşamamış Gençlerbirliği maçının kazanılmasıve oynanacak iki şampiyon takım mücadelesi öncesi rahatlama hesapları yapılıyordu Karabük sokaklarında. Ama evdeki hesap Ankara'da tutmadı ve belkide iki sezon boyunca Yücel İldiz'in kurduğu kadro ilk defa yüksek sesle eleştirilmeye başlandı.
  Bu maçtan sonra oynanacak iki zorlu maç kötü günlerin başlamasının veya tam tersi mutlu bir geleceğin habercisi olacaktı. İlk maç geçen sezon istediğini bulamayan Galatasaray ile oldu. Sezonun ilk hafta içi maçında karşılaştığımız ve 1-1 biten Galatasaray maçı, sezon başında rakibin yeni bir takım olması avantajına bir de maçın başında rakibin 10 kişi kalması da eklenmesine rağmen kazanılmayan ve kaçan puanlar ile hatırımızda. 

 Galatasaray karşısında alınan puan 3 gün sonra oynanacak Trabzon deplasmanına umutlu bakılmasını sağlamıştı. Maça hızlı başlamamıza rağmen gelmeyen gol adeta olacakların habercisiydi. Oyunun çok ileride kurulması üçüncü bölgedeki başarımızı artırırken savunmada inanılmaz boşluklar vermemize neden oluyordu. Cernat ile bulduğumuz frikik golüne rağmen Trabzonspor savunmamızın verdiği bu boşluklardan iyi değerlendirerek sezonun yıldızı Burak Yılmaz ile 3 gol bulup maçı kazanmayı bildi.

 İlk 4 haftada alınan 4 puan sıralamada 14.lüğü getirirken, 2 maçın büyüklerle oynanması nedeniyle eldeki netice kötü olarak değerlendirilemezdi. Ancak bu dönemde takım savunmasının düşüklüğü, ileride hücum hattının istenen  verimi verememesi Yücel İldiz'in halletmesi gereken en önemli problemlerdi.

 Alınan Sonuçlar
1.Hafta  : Karabükspor - Sivasspor     : 2-1 ( 13.dk L.Shelton, 23.dk B.Hikmet / 19.dk Navratil)
2.Hafta  : Gençlerbirliği - Karabükspor : 2-1 ( 19.dk Y.Öztekin, 38. dk H.Meriç / 49. dk Shelton )
3.Hafta  : Karabükspor - Galatasaray  : 1-1 ( 72.dk E.Özgenç / 82. dk F.Melo )
4.Hafta  : Trabzonspor  - Karabükspor : 3-1 (26-51-73 B.Yılmaz / 35. dk F.Cernat ) 
    
  

24 Nisan 2012 Salı

Süper Final, Süper Facia olmasın...

  Türkiye Spor Toto Süper Ligi oynanan 34 hafta sonunda 8 Nisan oynanan Manisaspor - Galatasaray karşılaşması ile bitti. Ankaragücü Manisaspor ve Samsunspor ligen düşerken Galatasaray bu sene ilk defa uygulanacak Şampiyonluk Play-off'una resmi adıyla Süper Final'e en yakın takipçisin 5 puan önünde girmeyi başardı. Buraya kadar herşey normal. Ancak ülke futbolunun ne kadar stres içinde olduğu Süper Finalin daha ilk maçında anlaşıldı. 
   Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen Beşiktaş - Galatasaray maçı öncesi Gaziantep'te bu iki takımın taraftarları arasında çıkan kavgada bir Beşiktaş taraftarı aldığı ağır yaralar sonucu hayatını kaybetti. Bir gün sonra oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor maçında Emre - Zokora arasında yaşanan itiş kakışda Emre'nin Zokora'ya ırkçı küfürler ettiği anlaşıldı. İki gün önce hakemin tatil ettiği derbi oynandı ve yine maça futbol değil yaşanan olaylar damgasını vurdu. Hakeme tepkisini sahaya girerek gösteren Beşiktaş taraftarları kendi futbolcularına bile biz neredeyiz sorusunu sordurttu. Hatta maçtan sonra Simao twitter hesabından Neden diye tweet attı. Ki kendisi epey ortam görmüş bir futbolcu olmasına rağmen şaşkınlık içerisinde olacakki bu soruyu sorma ihtiyacı duymuş olmalı.  
  Süper Final'in ikinci haftası ilkine göre daha sakin geçti ama alınan skorlar heyacanın devam etmesini sağlarken olası tribün terörü riskini arttırdı. Fenrbahçe'nin evinde son maçta Galatasaray'ın şampiyonluk maçını kazanmasından sonra yaşananları düşünmek bile istemiyorum.   Umarım sene başından beri verdiği sınavlardan başarı ile çıkamayan ülke futbolu geriye kalan 4 maçta futbolun sadece oyun olduğunu hatırlarda istenmeyen olaylar yaşanmaz. 
 Bu arada oynanan iki haftada iki talihsiz olay daha yaşandı. Fenerbahçe - Trabzonspor maçında yapılacak olan koroegrafide başına gelen halatlar yüzünden ölüm tehlikesi geçiren Onur Karabudak ve Galatasaray'ın sergilediği güzel oyuna rağmen kazanamadığı Fenerbahçe maçının stresine kalbi dayanamayıp vefat eden Fatih Çalışkan (mekanı cennet olsun) futbol severlerin  kalbinde yara açan iki hikayenin kahramanı oldu.   


23 Nisan 2012 Pazartesi

Bugün 23 Nisan, Hep Neşeyle Doluyor İnsan...

    - Türk milletinin geleceği, bugünkü çocuklarının doğru görüşü ve yorulmak bilmeyen çalışma azmi ile büyük ve parlak olacaktır.

    - Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir.

    - Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.

    - Çocuk yurdun temelidir.

                                                                                              Mustafa Kemal Atatürk



 

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #2

  Epey aradan sonra bloga sezon incelemesi yaparak dönme kararını vizelerimin bittiği dönemde vermiştim ama zamanına karar vermemiştim. Açıkcası Spor Toto Kupası adı verilen federasyonun bu sene aldığı ve saçmalık katsayı her geçen gün artan kararlarından biri olan maçlar dizisi aklımı biraz karıştırmadı değil (kupa bitince mi yazsam diye) ama bu kupa hazırlık maçı seviyesinin üzerine çıkamadağı için sezon incelemesine sene başında gelen giden oyuncuların listesini vererek başladım.
  Karabükspor sezona beklenen ve beklenmeyen oyuncu kayıpları ile başladı. İki sezon boyunca takımı sırtlayan Emenike'nin üç büyüklerden birine gitmesi, takımın gerek Süper Lige çıkışında gereksede ilk senesini kazasız atlatmasında tecrübeleriyle katkıda buluna ancak yaşları nedeniyle takımdan ayrlıması kesinleşen Bülent Bal-Bülent Ataman ikilisi ve takımın bir üst seviyeye çıkması için için Emil Angelov,Yasin Avcı, Ferdi Elmas, Bülent Kocabey gibi oyuncularla yolların ayrılması zaten yeni Karabükspor rotasyonunu oluşturacak Yücel İldizin planladığı senaryolardı. Ancak sağ bekte sakatlıklar hariç beklenenin çok üstünde performasn sergileyen Kerim Zengin ve Cernat'ın yokluğunda onu aratmayan ve orta sahaya yetenek katan Hakan Özmert'in ayrılışları Karabükspor'un transfer politikasının belli ölçüde değişmesine yol açtı.

  Karabükspor da tek sorun Hakan Özmert ve Kerim Zengin'in takımdan ayrılışı değildi. Transerdeki en önemli problem  Başkan Feridun Tankut'un beklenmeyen istifası oluvermişti birdenbire. Feridun Tankut'un başkanlığında yönetimde bulunan Nevzat Şahin başkanlık koltuğuna oturduktan sonra yeni transfer komitesinin en önemli görevi Emenike gibi dominant bir oyuncusunu kaybetmiş takıma sihirli dokunuşları yapmaktı. Sezonun ilerleyişinden de anladığımız gibi yeni yönetim ilk sınavından başarıyla çıkamadı. Emenike'nin boşluğu devre sonunda Abdullah Balaban'ın bir açıklamasında "Forvet aldık sol açık çıktı" diye tabir ettiği - sadece bu açıklama bile bu transfer döneminin ne kadar amöterce geçirildiğini anlatmaya yetiyor-  Shelton ve genç İsmail İsa ile  Kerim Zengin'in bölgesi Bank Asya Liginden alınan Ahmet Cebe ve Erdem Özgenç  ile doldurulmaya çalışılırken takım Sinan Kaloğlu, Orkun Uşak, Bilal Kısa, Mehmet Çakır gibi tecrübeli ama sakatlık problemleri yaşayan oyuncular ile takviye edildi. Transfer döneminde toplamda 16 oyuncu alınırken yine 16 oyuncu ile yollar ayrıldı.(Detalı transfer listesi)
 Karabükspor gerek transferlerde yaşadığı problemler gereksede yönetimdeki problemlerden sonra ilk defa taraftarının karşısına TRT Ankara Turnuvasında sonrada sezon öncesi kampının ikinci ayağı olan Avusturyada oynadığı karşılaşmalarda çıktı.
 Karabükspor'un hazırlık maçlarındaki skorları :
  Karabükspor - Ankaragücü   1-2
  Karabükspor - Orduspor       0-0
  Karabükspor - Gençlerbirliği  0-2
  Karabükspor - Antalyaspor    0-1
  Karabükspor - Vassas Sc      2-1
  Karabükspor - Sv. Wurma    15-1
  Karabükspor - Reading         3-0

Bu maçlardaki kötü performans ve yaşanan problemler Yücel İldiz'in takımdan ayrılış ve ilk yarıdaki dibe vuruş sürecinin başlangıcının ilk sinyallerini veriyordu.

   Devam Edecek...



2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #1

                   
                   2011-2012 Sezonu Öncesi Transfer Döneminde Karabükspor
    
            Gelenler                                                                Gidenler
                                 

  1. Luton G. K. Shelton                                          1. Bülent Ataman            
  2. Mehmet Çakır                                                   2. Fatih Öztürk
  3. İsmail İsa Mustafa                                             3. Muhammed Hanifi Yoldaş
  4. Orkun Usak                                                      4. Engin Aktürk
  5. Bilal Kısa                                                          5. Mehmet Çoğum  
  6. Hamza Çakır                                                    6. Bülent Bal
  7. Sinan Kaloğlu                                                   7. Diego Coelho
  8. Erkan Taşkıran                                                 8. Fatih Ceylan
  9. Ali Kuçik                                                         9. Hakan Özmert
  10. Ahmet Cebe                                                   10. Ferdi Elmas
  11. Mehmet Batdal                                               11. Kerim Zengin
  12. Rıdvan Şimşek                                                12. Aydın Karabulut
  13. Danilo Nikolic                                                 13. Bülent Kocabey
  14. Güven Guneri                                                  14. Yasin Avcı
  15. Volkan Dikmen                                               15. Emil Angelov
  16. Erdem Özgenç                                                16. Emmanuel Emenike
                                                                                                                                                 


1 Ocak 2012 Pazar

Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumunun Son Hali

  31 Mayıs 2010 ' da yenileme çalışmalarına başlanan  Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumu, eskiden taş tribün olarak da adlandırılan kale arkasının ve kapalı tribünün yenilenmesinin ardindan  bu  hali alacak.

 Yenilenmenin bittiğinde yaklaşık 13.000 taraftar kapsitesinin yanı sıra alt katında kapalı otopark ve modern bir görüntüye sahip olacak olan  Dr. Necmettin Şeyhoğlu Stadyumunun bu yeni hali ile bol taraftar çekmesi dileğiyle ...

26 Kasım 2011 Cumartesi

Ümit Verenler 1) Ahmet Kamil Çörekçi


Kisisel Bilgileri
Doğum Tarihi.............:  1 Şubat 1992
Doğum Yeri..............:    Londra
Uyruk........................:   Türk
Mevkii......................:   Sağ Bek
Takımı.......................:   Bucaspor
Sözleşme Bitiş Tarihi.:   31 Mayıs 2012
Kilo............................:   72 kg
Boy............................:   173 cm

Kulüp Verileri 
  Bucaspor
      Türkiye Kupası.....: 5   maç
      Süper Lig..............: 18  maç
      Bank Asya.............: 9   maç



   Milli Takim Verileri
   U21...........:  6   maç
   U19...........:  7   maç   1 gol
   U18...........:  5   maç   1 gol
   U17...........:  19 maç   1 gol
   U16...........:  12 maç







Bucaspor'un geçen sezon Millwall'den kadrosuna kattığı Kamil Ahmet yıllardır genç milli takımların gedikli gurbetçilerinden birisi. Kıbrıs kökenli varlıklı bir ailenin coçuğu olan Kamil futbola Leyton Orient'te baslamış ve sırasıyla Fulham ve Milwall formalarını giymiş. İngiltere'de daha çok ön libero oynarken Bucaspor da şu an sağ bekte forma giyiyor. Hızı, tempolu oyunu, isabetli pasları ve iki ayağını aynı oranda kullanabilmesi artı yönleri iken en büyük handikabı ise hava hakimiyeti gözüküyor. Bucasporun Torric Jebrin ile yaşadığı problemler göz önüne alınırsa Kamil Ahmet Çörekçi'in Bucaspor macerası muhtemelen önümüzdeki günlerde sonlanacaktır.Başta Karabükspor olmak üzere bütün süper lig takımlarının transfer komitelerine duyuyrulur.

10 Kasım 2011 Perşembe

Pankartlar Yalan Söylemez : KING CERNAT*

   Geçtiğimiz Eskişehir maçında Karabük tribünlerinde açılan pankartların birinde King Cernat yazmıştı Karabükspor taraftarları. Ülke futbol kamuoyu aslında takımları kötü giden takımlarda, taraftarların yabancı yıldızlarına sallamalarına ve onlara yapılan kötü tezahüratlara alışmıştı yıllardır. Ancak Karabükspor taraftarı son 3 senedir alışmadıkları derecede kötü günler yaşayan takımlarında önce kurtalılacaklar listesine 4 yabancı oyuncusunu (Cernat, Seric, Tomic, Ragued ) koydu.

    Florin Lucian Cernat, menajerlik oyunlarının takipçileri ve Doğu Avrupa futboluna biraz meraklı futbol severler tarafından yıllardır bilinen bir isim. Yıllar boyu Dinamo Kiev forması ile yaptığı asistleri attığı golleri hayranlıkla izlerken 2 yada 3 sene önce Trabzonspor'un Cernat ile ilgilendiğini duyduğumda çok heyecanlanmıştım. Ancak transfer gerçekleşmedi ve Kral Hırvatistan yolunu tuttu, Hajduk Split'e transfer oldu. Belki böylesi benim açımdan daha iyi oldu çünkü böylelikle Romen yıldızı kendi şehrimde izleme, yolda karşılaşabilme, antremanlardaki firikik çalışmalarını izleyebilme fırsatına kavuştum.

  Cernat geldiği ilk sezon Bursaspor maçında sakatlanıncaya kadar ortaya koyduğu futbol attığı goller ve asistleriyle gözümüzün pasını silmeye, futbolumuzdaki yetenek eksikliğine ilaç olmaya kararlı gözüküyordu.Ancak Cernat'ın Bursaspor'a attığı efsane gole karsılık 4 aylık sakatlık alışverişi futbolun adaletsiz yüzüyle karşı karşıya bıraktı bizleri. Sakatlığının ardından eski formunu bulması zaman almıştı ancak Cernat Karabükspor'un ligi istenilen yerde bitirilmesine katkı sağlayan oyuncuların başında oldu.

   Bu sezon ise Emenike'nin takımdan ayrılması Cernat'ın omuzundaki yükü bir kat daha arttırdı. Cernat sezona eski formuna kavuşarak basladı ancak bu sefer ki sıkıntı hücum bölgesindeki arkadaşlarının simdiye kadar Cernat'a bekelenen yardımı yapamamaları oldu. Zaten kalite olarak altında oldukları Cernat kadar istekli-arzulu oynamayan Karabüksporun hücum hattı durumun bu hale gelmesindeki en büyük etmen görüntüsünde. Florin Cernat akılcıl futboluna bir de arzulu oyununu ekleyerek  Karabükspor tarftarıyla arasındaki gönül bağına yeni ilmekler ekledi. Fanatik'e verdigi son röpörtajında "Bu şehri inanılmaz seviyorum ve teklif gelse dahi ayrılmayı düşünmüyorumç Karabükspor yeniden Bank Asya 1.Lig'e düşse bile takımda kalırım. Toparlanmak zorundayız ve bunu yapacağız. Şu anda her zamankinden daha fazla taraftar desteğine ihtiyacımız var" diyerek taraftarını yeniden mest etti. Evet belki hiç istemesekte bir gün Karabükspor alt lige tekrar düşecek. Bu belki yakın zamanda yaşanacak ve Cernat da Bank Asyada armanın pesinde koşacak, belki de Cernat Dr. Necmettin Şeyhoğlu stadında futbolu bıraktıktan sonra alt ligle tanışacak Karabükspor ama bu şehir Cernatını hiç unutmayacak...
                                                                                                                                           *Kral Cernat


                                                                                            

9 Kasım 2011 Çarşamba

Dümene Korkmaz Geçti

  Yücel İldiz'in istifasından sonra Karabük sokaklarında konuşulan en önemli konu boşalan koltuğa kimin getirileceği idi. Adayların başında Mesut Bakkal, Hikmet Karaman ve şehrin sevdiği isimlerden Giray Bulak vardı. Yönetiminde ilk hedefi Hikmet Karaman oldu ancak hoca bu teklifi LigTv de mutluyum diyerek geri çevirdi. Bunun üzerine Karabüksporun yeni hocasi sürpriz bir şekilde Bülent Korkmaz oldu.

Bülent Korkmaz denince aklima gerek futbolculuk gerekse de teknik direktörlük dönemlerindeki hırslı inatçı ve başarılı kimliği aklıma geliyor. Aslında hocanın hırslı yapısı son dönemdeki futbolcularımızın isteksiz futbolunu göz önüne alırsak arzuladığımız istekli futbolu sahamızda görmizi sağlayacaktır. Bülent Korkmaz teknik direktörlük kariyerine sıkıntılı bir dönem geçiren Kayseri Erciyesspor'da başladı. Dönem arasında son sırada aldığı Kayseri ekibiyle Türkiye Kupasi finali görmesine rağmen takımını ligde tutamadı ancak oynattığı futbol ile kendi kariyeri açısından güzel sinyaller verdi. Ancak daha sonra başarısız geçen Bursaspor ve Gençlerbirliği dönemlerine rağmen yıllarca kaptanlığını yaptığı camiasina teknik direktör olarak geri döndü. Ancak hoca futboluculuk döneminin aksine bu sefer pek de başarılı sayılamayacak bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Tabi bu sonucun ana etmenleri arasında göreve gelmesinden önce takımın fazlaca yaralar almis olması ve sabırsız Türk futbol kamuoyu sayılabilir. Daha sonra Azerbaycanda orta sıra ekiplerinden  FK Bakuyle anlaşan ve burada üst sıraları zorlarken yönetimle yaşadığı problemler yüzünden kardeş ülke topraklarından ayrılmak zorunda kaldı. Hocanın kariyerindeki basarısızlıkların başarılardan fazla olusu ilk bakışta Karabük için dezavantaj olabilir. Ancak bu durum  kariyerinin tekrar ivmelenebilmesi icin belkide kullanabileceği son sans olması ve inatçı futbol anlayışı umarım Karabüksporda başarıya ulaşmasını sağlayayan faktörler olarak karşımıza çıkar.

27 Eylül 2011 Salı

Trabzonspor-Karabükspor Maçı Ardından...

  Karabükspor, Trabzon deplasmanı yolculuğuna Galatasaray maçında son dakilarda gelen penaltı golü ile kaybedilen 2 puana üzülerek başladı. Maçın öncesinde Trabzonspor' un gerek yaptığı-yapamadığı transferler, elinden kaçırdığı ve kendi düzenleri için önemli futbolcuların eksikliklerinin tam manada dolamaması, yapılan transferlerin takıma uyum aşamasının bitmemesi ve Play-off sisteminin getirdigi ve  hiç kimsenin  alışık olmadığı bu yoğun maç maratonuna bir de ligin başlamasına yakın  Sampiyonlar Ligi maçlarınında eklenmesi gibi handikaplari düşünürsek ki bizim maçımızdan de hemen sonra Avrupa maçına çıkacak olan Trabzondan puan almamiz şaşırtıcı olmayacağı düşüncesindeydim.

  Nitekim ekibimiz zorlu Avni Aker deplasmanına iyi başladı ve oyunun hakimiyetini eline geçirdi. Cernat' ın direkden dönen topu ve yine Romen oyuncumuzun şahsi becerileriyle sağ kanadımızın üretkenliğinin birleşmesiyle oluşan tehlikeler ve Trabzonspor takımımın uyumsuz görüntüsü maçtan beklentilerimizin artmasına neden oldu. Ancak bizim için oluşacak en büyük tehlike yavaş yavaş gün ışığına da çıkmıyor değildi. Önceki yazılarmıda da bizim için olan önemini vurguladığımız Yücel Hocanın uygulattığı ofsayt taktiği her nekadar maçın başlarında işlesede yavaş yavaş korkulu dakikalar yaşayacağımızın sinyallerini veriyordu. Uygulanan ofsayt taktiği hücüm noktasında üst seviyede performans sergileyen takımımızı dizginlercesine 26. dakikada 1-0 geriye düşmemize neden oldu. Hücüm hattımız  ve orta sahamız maça o kadar konsantre çıkmıştı ki yenen gol takımımızı etkilemedi ve yeniden oyunun hakimiyetini elimize geçirdik ve serbest vuruştan Cernat ile beraberliği yakaladık. Ancak Yücel Hocanın inatla vazgeçmediği ofsayt taktiği 2 gol yememize ve Shelton'un boş kaleye kaçırdığı golü de düşünürsek yine kazanabileceğimiz bir maçtan elimiz boş Karabük'e dönmemize yol açtı. Maalesef hocamız oynanan 2 deplasman maçına da aldığı yanlış kararlarla damga vurdu. Ankara deplasmanına Merter ile başlayıp defansif bir futbol mentalitesiyle oyuna başlayıp kaybedilen punlarda vebali üzerine alan Yücel İldiz ülke futbolunun en hızlı ayaklarına sahip oyunculardan oluşan Trabzonspor'a karşı oynanan ofsayt taktiğinin sonucu yenen goller ve kaçan puanlar  Karabüklüleri üzdü.

  Bu maçın bizim için iyi yönü Galatasaray karşısında da tutturduğumuz yüksek pas oranının ve orta sahamızının dirençli futbolunun devam etmesi olurken negatif yönü ise Yücel Hoca'nın deplasmanlardaki form düşüklüğü oldu.

 Yıldızı Parlayan Oyuncumuz :  Florin Cernat
 Yıldızı Sönük Kalanımız        :  Erdem Özgenç

                                                               Maçın özeti :



23 Eylül 2011 Cuma

Karabükspor-Galatasaray Macina Kirmizi-Mavi Bakmak

  Geçen hafta Ankara deplasmanindan eli bos dönen Karabükspor'un bu maçtaki alamadigi puanlarin ard arda oynayacagimiz Galatasaray ve Trabzon maçlarini düsündügümüzde sikinti yaratacagi ve bu maçlarda da yasayacagimiz puan kayiplarinin takimimizin moralini bozacagini düsünüyordum. Büyüklerle imtihanin baslangicini evimizde dört bin taraftarimizin önünde  Karabükspor-Galatasaray maçi ile yaptik. Bu maç öncesinde Yücel Hocanin baskente oynanan  maçtaki hatasindan vazgeçip tekrar pozitif futbolu öne çikaran ve 2 senedir alisik oldugumuz düzene geçeçegini önceki yazimda belirtmistim (link). Ayrica bu maçta geçen seneki sakatligindan sonra gerçek performansini aradigimiz Cernat' in yedek kulübesine çekilip yerine Bilal ile baslanip Romen oyuncunun ikinci yarida sahaya sürülecegini tahmin ediyordum. Ancak Yücel Hoca takim içi rotasyonu orta sahada degil savunma bölgesinde yapti ve Kaptan Muhammed' in yerine Bulgar oyuncu Nikolic' i sürdü. Yabanci kontenjani yüzünden ise Seric bu hafta cizik yedi ve yerine Erkan Taskiran görev aldi.
   Maça her iki takimda kendi yari  sahalarinda bol pas yaparak rakibi tartmalariyla basladi.Açıkcası ilk 10 dakikada oynanan futbol  her nekadar Karabüksporumuzun işine yarıyan bir şekilde ilerlese de vasatı aşamayan bir maç izledik. Dakikalar 13' ü gösterdiğinde Ragued' in geçen seneden alışıla gelmiş Emenike'ye atılan paslara benzer uzun topa koşan ve ikili Galatasaray savunmasından önce topa hamlede bulunan Shelton'a kaleci Muslera tarafindan yapılan hareket Bunyamin Gezer tarafindan kırmızı kartla cezalandırıldı. Bu dakikadan sonra isteksiz ve şaşkın Galatasaray karşısında oyunun hakimiyeti tamamen Karabükspora geçti. Karabükspor  10 kişi kalmış rakibini iyice yormak ve ilerleyen dakikalarda golü bulmak istercesine orta sahada ve rakibin yarı sahasında dakikalarca isabet orani yüksek paslarla maçı devam ettirdi. Dakika 73' te sağ kanattan bindiren Erdem' in sutunda sadece bakmakla yetinen Ufuk'un büyük hatası sonucu golü bulduk. Bu dakikadan sonra herkes Galatasaray' ın artik silkineceğini ve oyun hakimiyetini eline alacağını düşünürken Karabükspor 75 ile 80. dakikalar arasi topu sarı-kırmızılılara göstermedi desek yeridir. Hatta bu dakikalar arası saha kenarında oyuna girmeyi bekleyen Baros Karabükspor' un başarılı paslarının kurbanı olarak 6 dakika boyunca oyuna giremeden kenarda beklemek zorunda kaldı. Ancak gerek tecrübesizlik gereksede heyecan yüzünden 83.dakikada Rıdvan' ın Baros' a yaptığı penaltı neticesinde Galatasaray Karabük deplasmanindan Melo nun golu ile evine bir puanla donmeyi basardi.

   Maçın Karabükspor açısından önemi büyüktü. Kaybedilen Genclerbirliği maçı sonrası sıkıntılı günler geçimek istemeyen takımımız için Galatasaray maçından alınan bu puan gerçekten ilaç etkisi yaratmıştır. Oynanan oyuna bakarsak pas yapma yeteneğimizin geçen seneki seviyemize yaklaşmaşı ve transfer edildiğinden beri yabancı kontenjanı yüzünden yedeğe çekilen Nikolic' in ilk önemli sınavında iyi görüntü vermesi bizim için sevindirici noktalar. Ancak Shelton'un oynadığı maçlar icinde en iyi görüntüsünü vermesine rağmen ileri ucumuz hala tam manada uyum icinde gözükmedi. Cernat ve Shelton'un birbirine uyum sürecini atlattıkları zaman oyunumuzun bir tık daha artacaği düşüncesindeyim.

   Sene baslarinda büyük takımlarla evinde oynamanin her zaman avantaj olduğu düşüncesindeyim. Rakibinizin daha o isteğidiği büyük hedefler için yaptığı transferlerin hem ülkemize hem de takımına daha uyum sağlamadıkları dönemde puan almak ilerideki haftalara göre nispeten daha kolay. Bu dönemde oynadığımız Galatasaray maçından alınan bu sonuca 1 puan almamız elbette bizi mutlu edecektir ancak maçın gidişatı düşünülürse sadece anlık bir hatadan dolayı gelen penaltı sonucu kaçan puanlara üzülmemek elde değil.