galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
galatasaray etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2012 Pazar

IFHHS sıralamasında İlk Dörtyüzdeyiz



 Karabükspor, Uluslararası Futbol ve İstatistikleri Federasyonu (IFFHS)'nun Mayıs- Nisan ayı dünya kulüpleri değerlendirmesini yaptığı sıralamada 369. sırayı adı. Bu sıralamada kendine ilk defa yer bulan Karabükspor Türkiye sıralamasında ise 10. sırayı elde etti.(sıralamanın tamamı için : link). Mart ayında 429. sırayla ilk dörtyüze girmeye yaklaştığımız listenin bu aydaki sıralamasında ülkemizde birincilik ise Beşiktaş'ta. Bu sıralamada ülkemiz adına en iyi dereceyi 2001 yılının Ocak ayı sıralamasında dünyanın en iyi kulübü olmayı başaran Galatasaray yapmıştı.

 IFFHS bilindiği üzere 1991 yılından başlayarak aylık periyodlar içinde profesyonel futbol maçlarının sonuçlarına dayanarak, sıralamalar yapmakta. IFFHS, sıralamaları belirlediği bazı kriterlere göre yapıyor. Bunlar :
1)  Sadece takımların son 1 sezon içerisinde oynadığı tüm resmi maçlar değerlendirilmeye alınır.
2) Birden fazla yerel kupa düzenlenen ülkelerde federasyonların düzenledikleri kupalar değerlendirilmeye alınır.Kupaların statüleri ülkelere göre değiştiğinden sadece çeyrek final sonrası dikkate alınır.
3)  Ligler zorluk derecelerine ayrılmıştır. Ülkemiz 2. Level'de bulunmaktadır.(Level 1'de galibiyet 4, Level 2'de 3,Level 1'de ise 2 puanken, beraberlik puanları ise sırayla 2, 1.5 ve 1'dir.)
4) Uluslararası turnuvaya katılan takımların bu kupardaki elde ettiği sonuçlar hangi ligde olduklarına bakılmaksızın hesaba dahil edilir.(Bu kupalarda puan katsayıları ve bu kriterlerin resmi metnine ulaşmak için link)

1 Mayıs 2012 Salı

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #3

  Karabükspor sezona önceki yılda olduğu gibi evinde başlayacak ve rakip lige son haftalarda tutunmuş bu sene aynı korkulu rüyaları görmek istemeyecen Rıza Çalımbay önderliğindeki Sivasspor olacaktı. Bu maçın hem ülke futbolunun içindeki bulunduğu durum nedeniyle ertelenen ligin taraftarın futbol özlemini galibiyetle bitirme ve kötü denmesede iyi geçmeyen sezon öncesi kampını unutturma yönünden önemi Karabükspor açısından büyüktü. Nitekim maçın hızı sayesinde sezon boyunca vatandaşı Usain Bolt ile kıyaslanmasıyla gündem oluşturan Shelton ve penaltıdan Birol Hikmet'in ayağından gelen gollerle 2-1 kazanılması sezona umutla başlanmasını sağladı.
 Alınan galibiyet sonrası, önemli oyuncularını kaybetmiş umulan kadro derinliğine ulaşamamış Gençlerbirliği maçının kazanılmasıve oynanacak iki şampiyon takım mücadelesi öncesi rahatlama hesapları yapılıyordu Karabük sokaklarında. Ama evdeki hesap Ankara'da tutmadı ve belkide iki sezon boyunca Yücel İldiz'in kurduğu kadro ilk defa yüksek sesle eleştirilmeye başlandı.
  Bu maçtan sonra oynanacak iki zorlu maç kötü günlerin başlamasının veya tam tersi mutlu bir geleceğin habercisi olacaktı. İlk maç geçen sezon istediğini bulamayan Galatasaray ile oldu. Sezonun ilk hafta içi maçında karşılaştığımız ve 1-1 biten Galatasaray maçı, sezon başında rakibin yeni bir takım olması avantajına bir de maçın başında rakibin 10 kişi kalması da eklenmesine rağmen kazanılmayan ve kaçan puanlar ile hatırımızda. 

 Galatasaray karşısında alınan puan 3 gün sonra oynanacak Trabzon deplasmanına umutlu bakılmasını sağlamıştı. Maça hızlı başlamamıza rağmen gelmeyen gol adeta olacakların habercisiydi. Oyunun çok ileride kurulması üçüncü bölgedeki başarımızı artırırken savunmada inanılmaz boşluklar vermemize neden oluyordu. Cernat ile bulduğumuz frikik golüne rağmen Trabzonspor savunmamızın verdiği bu boşluklardan iyi değerlendirerek sezonun yıldızı Burak Yılmaz ile 3 gol bulup maçı kazanmayı bildi.

 İlk 4 haftada alınan 4 puan sıralamada 14.lüğü getirirken, 2 maçın büyüklerle oynanması nedeniyle eldeki netice kötü olarak değerlendirilemezdi. Ancak bu dönemde takım savunmasının düşüklüğü, ileride hücum hattının istenen  verimi verememesi Yücel İldiz'in halletmesi gereken en önemli problemlerdi.

 Alınan Sonuçlar
1.Hafta  : Karabükspor - Sivasspor     : 2-1 ( 13.dk L.Shelton, 23.dk B.Hikmet / 19.dk Navratil)
2.Hafta  : Gençlerbirliği - Karabükspor : 2-1 ( 19.dk Y.Öztekin, 38. dk H.Meriç / 49. dk Shelton )
3.Hafta  : Karabükspor - Galatasaray  : 1-1 ( 72.dk E.Özgenç / 82. dk F.Melo )
4.Hafta  : Trabzonspor  - Karabükspor : 3-1 (26-51-73 B.Yılmaz / 35. dk F.Cernat ) 
    
  

24 Nisan 2012 Salı

Süper Final, Süper Facia olmasın...

  Türkiye Spor Toto Süper Ligi oynanan 34 hafta sonunda 8 Nisan oynanan Manisaspor - Galatasaray karşılaşması ile bitti. Ankaragücü Manisaspor ve Samsunspor ligen düşerken Galatasaray bu sene ilk defa uygulanacak Şampiyonluk Play-off'una resmi adıyla Süper Final'e en yakın takipçisin 5 puan önünde girmeyi başardı. Buraya kadar herşey normal. Ancak ülke futbolunun ne kadar stres içinde olduğu Süper Finalin daha ilk maçında anlaşıldı. 
   Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen Beşiktaş - Galatasaray maçı öncesi Gaziantep'te bu iki takımın taraftarları arasında çıkan kavgada bir Beşiktaş taraftarı aldığı ağır yaralar sonucu hayatını kaybetti. Bir gün sonra oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor maçında Emre - Zokora arasında yaşanan itiş kakışda Emre'nin Zokora'ya ırkçı küfürler ettiği anlaşıldı. İki gün önce hakemin tatil ettiği derbi oynandı ve yine maça futbol değil yaşanan olaylar damgasını vurdu. Hakeme tepkisini sahaya girerek gösteren Beşiktaş taraftarları kendi futbolcularına bile biz neredeyiz sorusunu sordurttu. Hatta maçtan sonra Simao twitter hesabından Neden diye tweet attı. Ki kendisi epey ortam görmüş bir futbolcu olmasına rağmen şaşkınlık içerisinde olacakki bu soruyu sorma ihtiyacı duymuş olmalı.  
  Süper Final'in ikinci haftası ilkine göre daha sakin geçti ama alınan skorlar heyacanın devam etmesini sağlarken olası tribün terörü riskini arttırdı. Fenrbahçe'nin evinde son maçta Galatasaray'ın şampiyonluk maçını kazanmasından sonra yaşananları düşünmek bile istemiyorum.   Umarım sene başından beri verdiği sınavlardan başarı ile çıkamayan ülke futbolu geriye kalan 4 maçta futbolun sadece oyun olduğunu hatırlarda istenmeyen olaylar yaşanmaz. 
 Bu arada oynanan iki haftada iki talihsiz olay daha yaşandı. Fenerbahçe - Trabzonspor maçında yapılacak olan koroegrafide başına gelen halatlar yüzünden ölüm tehlikesi geçiren Onur Karabudak ve Galatasaray'ın sergilediği güzel oyuna rağmen kazanamadığı Fenerbahçe maçının stresine kalbi dayanamayıp vefat eden Fatih Çalışkan (mekanı cennet olsun) futbol severlerin  kalbinde yara açan iki hikayenin kahramanı oldu.   


27 Eylül 2011 Salı

Trabzonspor-Karabükspor Maçı Ardından...

  Karabükspor, Trabzon deplasmanı yolculuğuna Galatasaray maçında son dakilarda gelen penaltı golü ile kaybedilen 2 puana üzülerek başladı. Maçın öncesinde Trabzonspor' un gerek yaptığı-yapamadığı transferler, elinden kaçırdığı ve kendi düzenleri için önemli futbolcuların eksikliklerinin tam manada dolamaması, yapılan transferlerin takıma uyum aşamasının bitmemesi ve Play-off sisteminin getirdigi ve  hiç kimsenin  alışık olmadığı bu yoğun maç maratonuna bir de ligin başlamasına yakın  Sampiyonlar Ligi maçlarınında eklenmesi gibi handikaplari düşünürsek ki bizim maçımızdan de hemen sonra Avrupa maçına çıkacak olan Trabzondan puan almamiz şaşırtıcı olmayacağı düşüncesindeydim.

  Nitekim ekibimiz zorlu Avni Aker deplasmanına iyi başladı ve oyunun hakimiyetini eline geçirdi. Cernat' ın direkden dönen topu ve yine Romen oyuncumuzun şahsi becerileriyle sağ kanadımızın üretkenliğinin birleşmesiyle oluşan tehlikeler ve Trabzonspor takımımın uyumsuz görüntüsü maçtan beklentilerimizin artmasına neden oldu. Ancak bizim için oluşacak en büyük tehlike yavaş yavaş gün ışığına da çıkmıyor değildi. Önceki yazılarmıda da bizim için olan önemini vurguladığımız Yücel Hocanın uygulattığı ofsayt taktiği her nekadar maçın başlarında işlesede yavaş yavaş korkulu dakikalar yaşayacağımızın sinyallerini veriyordu. Uygulanan ofsayt taktiği hücüm noktasında üst seviyede performans sergileyen takımımızı dizginlercesine 26. dakikada 1-0 geriye düşmemize neden oldu. Hücüm hattımız  ve orta sahamız maça o kadar konsantre çıkmıştı ki yenen gol takımımızı etkilemedi ve yeniden oyunun hakimiyetini elimize geçirdik ve serbest vuruştan Cernat ile beraberliği yakaladık. Ancak Yücel Hocanın inatla vazgeçmediği ofsayt taktiği 2 gol yememize ve Shelton'un boş kaleye kaçırdığı golü de düşünürsek yine kazanabileceğimiz bir maçtan elimiz boş Karabük'e dönmemize yol açtı. Maalesef hocamız oynanan 2 deplasman maçına da aldığı yanlış kararlarla damga vurdu. Ankara deplasmanına Merter ile başlayıp defansif bir futbol mentalitesiyle oyuna başlayıp kaybedilen punlarda vebali üzerine alan Yücel İldiz ülke futbolunun en hızlı ayaklarına sahip oyunculardan oluşan Trabzonspor'a karşı oynanan ofsayt taktiğinin sonucu yenen goller ve kaçan puanlar  Karabüklüleri üzdü.

  Bu maçın bizim için iyi yönü Galatasaray karşısında da tutturduğumuz yüksek pas oranının ve orta sahamızının dirençli futbolunun devam etmesi olurken negatif yönü ise Yücel Hoca'nın deplasmanlardaki form düşüklüğü oldu.

 Yıldızı Parlayan Oyuncumuz :  Florin Cernat
 Yıldızı Sönük Kalanımız        :  Erdem Özgenç

                                                               Maçın özeti :



23 Eylül 2011 Cuma

Karabükspor-Galatasaray Macina Kirmizi-Mavi Bakmak

  Geçen hafta Ankara deplasmanindan eli bos dönen Karabükspor'un bu maçtaki alamadigi puanlarin ard arda oynayacagimiz Galatasaray ve Trabzon maçlarini düsündügümüzde sikinti yaratacagi ve bu maçlarda da yasayacagimiz puan kayiplarinin takimimizin moralini bozacagini düsünüyordum. Büyüklerle imtihanin baslangicini evimizde dört bin taraftarimizin önünde  Karabükspor-Galatasaray maçi ile yaptik. Bu maç öncesinde Yücel Hocanin baskente oynanan  maçtaki hatasindan vazgeçip tekrar pozitif futbolu öne çikaran ve 2 senedir alisik oldugumuz düzene geçeçegini önceki yazimda belirtmistim (link). Ayrica bu maçta geçen seneki sakatligindan sonra gerçek performansini aradigimiz Cernat' in yedek kulübesine çekilip yerine Bilal ile baslanip Romen oyuncunun ikinci yarida sahaya sürülecegini tahmin ediyordum. Ancak Yücel Hoca takim içi rotasyonu orta sahada degil savunma bölgesinde yapti ve Kaptan Muhammed' in yerine Bulgar oyuncu Nikolic' i sürdü. Yabanci kontenjani yüzünden ise Seric bu hafta cizik yedi ve yerine Erkan Taskiran görev aldi.
   Maça her iki takimda kendi yari  sahalarinda bol pas yaparak rakibi tartmalariyla basladi.Açıkcası ilk 10 dakikada oynanan futbol  her nekadar Karabüksporumuzun işine yarıyan bir şekilde ilerlese de vasatı aşamayan bir maç izledik. Dakikalar 13' ü gösterdiğinde Ragued' in geçen seneden alışıla gelmiş Emenike'ye atılan paslara benzer uzun topa koşan ve ikili Galatasaray savunmasından önce topa hamlede bulunan Shelton'a kaleci Muslera tarafindan yapılan hareket Bunyamin Gezer tarafindan kırmızı kartla cezalandırıldı. Bu dakikadan sonra isteksiz ve şaşkın Galatasaray karşısında oyunun hakimiyeti tamamen Karabükspora geçti. Karabükspor  10 kişi kalmış rakibini iyice yormak ve ilerleyen dakikalarda golü bulmak istercesine orta sahada ve rakibin yarı sahasında dakikalarca isabet orani yüksek paslarla maçı devam ettirdi. Dakika 73' te sağ kanattan bindiren Erdem' in sutunda sadece bakmakla yetinen Ufuk'un büyük hatası sonucu golü bulduk. Bu dakikadan sonra herkes Galatasaray' ın artik silkineceğini ve oyun hakimiyetini eline alacağını düşünürken Karabükspor 75 ile 80. dakikalar arasi topu sarı-kırmızılılara göstermedi desek yeridir. Hatta bu dakikalar arası saha kenarında oyuna girmeyi bekleyen Baros Karabükspor' un başarılı paslarının kurbanı olarak 6 dakika boyunca oyuna giremeden kenarda beklemek zorunda kaldı. Ancak gerek tecrübesizlik gereksede heyecan yüzünden 83.dakikada Rıdvan' ın Baros' a yaptığı penaltı neticesinde Galatasaray Karabük deplasmanindan Melo nun golu ile evine bir puanla donmeyi basardi.

   Maçın Karabükspor açısından önemi büyüktü. Kaybedilen Genclerbirliği maçı sonrası sıkıntılı günler geçimek istemeyen takımımız için Galatasaray maçından alınan bu puan gerçekten ilaç etkisi yaratmıştır. Oynanan oyuna bakarsak pas yapma yeteneğimizin geçen seneki seviyemize yaklaşmaşı ve transfer edildiğinden beri yabancı kontenjanı yüzünden yedeğe çekilen Nikolic' in ilk önemli sınavında iyi görüntü vermesi bizim için sevindirici noktalar. Ancak Shelton'un oynadığı maçlar icinde en iyi görüntüsünü vermesine rağmen ileri ucumuz hala tam manada uyum icinde gözükmedi. Cernat ve Shelton'un birbirine uyum sürecini atlattıkları zaman oyunumuzun bir tık daha artacaği düşüncesindeyim.

   Sene baslarinda büyük takımlarla evinde oynamanin her zaman avantaj olduğu düşüncesindeyim. Rakibinizin daha o isteğidiği büyük hedefler için yaptığı transferlerin hem ülkemize hem de takımına daha uyum sağlamadıkları dönemde puan almak ilerideki haftalara göre nispeten daha kolay. Bu dönemde oynadığımız Galatasaray maçından alınan bu sonuca 1 puan almamız elbette bizi mutlu edecektir ancak maçın gidişatı düşünülürse sadece anlık bir hatadan dolayı gelen penaltı sonucu kaçan puanlara üzülmemek elde değil.