Yücel İldiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yücel İldiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Mayıs 2012 Pazar

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #4

 Karabükspor, zorlu sezon başlangıcından sonraki etapta kendileri için sezonun devamınının nasıl şekilleneceğini belirleyici maçlarla karşılaştı. Bu dizi maçlar serisi Karabük'te oynanan ligin yeni ekiplerinden Orduspor ile başladı.  Maçın genelindeki isteksiz ve etkisiz futbol rakibin erken gelen golleriyle birleşince,  77 puan ile rekor kırarak şampiyon olarak tamamlanan Bank Asya macerasında tek galibiyet alınamayan takım olan Orduspor'a karşı şansımız bu kader maçında da gülmedi. 
 Ordu maçından sonra deplasmanda Manispor ile karşılaştığımız maçta son haftalarda sergilenen kötü futbol serisine bir ek oluvermişti. 90 dakika da yakalanan bir kaç pozisyon ileri uçlarımız tarafından cömertçe harcanırken, basit pozisyon hataları sonucu kalede görülen 2 gol Karabükspor'u puan sıralamasında dibe doğru çekiyordu.
  Puan tablosundaki durumun etkisiyle yaşanan alt sıra psikolojisin aşılması için acil olarak duyulan 3 puan ihtiyacı kendi evimizde oynadığımız İ.B.B maçı ile karşılanırken sahadaki futbolun  geçtiğimiz sezonun futboluna yakın seviyede olması dumanlı kenti umutlandırmıştı. 
  Haftalar sonra gelen galibiyet ve bir nebze sergilenen iyi futboldan sonra Kırmızı- Mavili temsilcimizin durağı Samsunspor olmuştu. İlk 7 maçlık periyotta istediğini elde edemeyen ve ilerleyen haftalarda sıkıntı yaşamamak için bu maçtan puan alma zorunluluğu bulunan iki takımın maçı başladığı gibi bitti. İyi olmayan futbola rağmen kümede kalma savaşında doğrudan rakibiniz olacağı yavaş yavaş belli olmaya başlayan Samsunspor deplasmanında alınan bir puan takımı biraz daha rahatlatmıştı.

  Kaybedilen iki maçtan sonra İ.B.B ve Samsunspor maçlarından alınan 4 puan sayısal açıdan takımı rahatlatsada takım içinde aşılamayan problemler, sergilenen kötü futbol, sezon öncesi transfer dönemindeki yönetim - t. direktör arasında yaşanan sıkıntılar Karabüksporun sıralamada yukarı çıkmasını engelliyordu. Bu sıkıntıların had safhada olduğu dönemde oynanan Fenerbahçe ve Eskişehir maçlarında alınan sonuçlar yıllar sonra yükselinen Süper Ligin baş mimarı Yücel İldiz ile yolların ayrılmasına neden oldu. Bu ayrılıkta ana etmen sezon öncesi teknik ekibin istediği transferlerin yapılmamasıydı. Oluşturlan takımın  kalitsi hep tartışılırken, futbolumuzda görmeye alışkın olduğumuz futbolcu - hoca zıtlaşması sonucu teknik direktörlerin altının futbolcular tarafından oyulması bir kez daha sahnelenmişti. 
 
          Alınan Sonuçlar
 5.Hafta  : Karabükspor - Orduspor   : 1- 2 (89. dk M. Batdal / 21.dk B.Stancu, 24.dk F.Tekke)
  6.Hafta  : Manisaspor - Karabükspor   : 2-1 (38. ve 72. dk I.Promise / 89.dk Ali Kuçik )
  7.Hafta  : Karabükspor - İ.B.B            : 2 -0 (23. dk F.Cernat, 82. dk B. Kısa)
  8.Hafta  : Samsunspor - Karabükspor  : 0 - 0
  9.Hafta  : Fenerbahçe - Karabükspor   : 1 - 0 (17. dk Bienvenu)
 10.Hafta : Karabükspor - Eskişehirspor : 1 - 2 (74. dk L.Shelton / 25. dk V.Sarı, 51. dk H.Kamara)
                                                                                             Devam Edecek.....

1 Mayıs 2012 Salı

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #3

  Karabükspor sezona önceki yılda olduğu gibi evinde başlayacak ve rakip lige son haftalarda tutunmuş bu sene aynı korkulu rüyaları görmek istemeyecen Rıza Çalımbay önderliğindeki Sivasspor olacaktı. Bu maçın hem ülke futbolunun içindeki bulunduğu durum nedeniyle ertelenen ligin taraftarın futbol özlemini galibiyetle bitirme ve kötü denmesede iyi geçmeyen sezon öncesi kampını unutturma yönünden önemi Karabükspor açısından büyüktü. Nitekim maçın hızı sayesinde sezon boyunca vatandaşı Usain Bolt ile kıyaslanmasıyla gündem oluşturan Shelton ve penaltıdan Birol Hikmet'in ayağından gelen gollerle 2-1 kazanılması sezona umutla başlanmasını sağladı.
 Alınan galibiyet sonrası, önemli oyuncularını kaybetmiş umulan kadro derinliğine ulaşamamış Gençlerbirliği maçının kazanılmasıve oynanacak iki şampiyon takım mücadelesi öncesi rahatlama hesapları yapılıyordu Karabük sokaklarında. Ama evdeki hesap Ankara'da tutmadı ve belkide iki sezon boyunca Yücel İldiz'in kurduğu kadro ilk defa yüksek sesle eleştirilmeye başlandı.
  Bu maçtan sonra oynanacak iki zorlu maç kötü günlerin başlamasının veya tam tersi mutlu bir geleceğin habercisi olacaktı. İlk maç geçen sezon istediğini bulamayan Galatasaray ile oldu. Sezonun ilk hafta içi maçında karşılaştığımız ve 1-1 biten Galatasaray maçı, sezon başında rakibin yeni bir takım olması avantajına bir de maçın başında rakibin 10 kişi kalması da eklenmesine rağmen kazanılmayan ve kaçan puanlar ile hatırımızda. 

 Galatasaray karşısında alınan puan 3 gün sonra oynanacak Trabzon deplasmanına umutlu bakılmasını sağlamıştı. Maça hızlı başlamamıza rağmen gelmeyen gol adeta olacakların habercisiydi. Oyunun çok ileride kurulması üçüncü bölgedeki başarımızı artırırken savunmada inanılmaz boşluklar vermemize neden oluyordu. Cernat ile bulduğumuz frikik golüne rağmen Trabzonspor savunmamızın verdiği bu boşluklardan iyi değerlendirerek sezonun yıldızı Burak Yılmaz ile 3 gol bulup maçı kazanmayı bildi.

 İlk 4 haftada alınan 4 puan sıralamada 14.lüğü getirirken, 2 maçın büyüklerle oynanması nedeniyle eldeki netice kötü olarak değerlendirilemezdi. Ancak bu dönemde takım savunmasının düşüklüğü, ileride hücum hattının istenen  verimi verememesi Yücel İldiz'in halletmesi gereken en önemli problemlerdi.

 Alınan Sonuçlar
1.Hafta  : Karabükspor - Sivasspor     : 2-1 ( 13.dk L.Shelton, 23.dk B.Hikmet / 19.dk Navratil)
2.Hafta  : Gençlerbirliği - Karabükspor : 2-1 ( 19.dk Y.Öztekin, 38. dk H.Meriç / 49. dk Shelton )
3.Hafta  : Karabükspor - Galatasaray  : 1-1 ( 72.dk E.Özgenç / 82. dk F.Melo )
4.Hafta  : Trabzonspor  - Karabükspor : 3-1 (26-51-73 B.Yılmaz / 35. dk F.Cernat ) 
    
  

23 Nisan 2012 Pazartesi

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #2

  Epey aradan sonra bloga sezon incelemesi yaparak dönme kararını vizelerimin bittiği dönemde vermiştim ama zamanına karar vermemiştim. Açıkcası Spor Toto Kupası adı verilen federasyonun bu sene aldığı ve saçmalık katsayı her geçen gün artan kararlarından biri olan maçlar dizisi aklımı biraz karıştırmadı değil (kupa bitince mi yazsam diye) ama bu kupa hazırlık maçı seviyesinin üzerine çıkamadağı için sezon incelemesine sene başında gelen giden oyuncuların listesini vererek başladım.
  Karabükspor sezona beklenen ve beklenmeyen oyuncu kayıpları ile başladı. İki sezon boyunca takımı sırtlayan Emenike'nin üç büyüklerden birine gitmesi, takımın gerek Süper Lige çıkışında gereksede ilk senesini kazasız atlatmasında tecrübeleriyle katkıda buluna ancak yaşları nedeniyle takımdan ayrlıması kesinleşen Bülent Bal-Bülent Ataman ikilisi ve takımın bir üst seviyeye çıkması için için Emil Angelov,Yasin Avcı, Ferdi Elmas, Bülent Kocabey gibi oyuncularla yolların ayrılması zaten yeni Karabükspor rotasyonunu oluşturacak Yücel İldizin planladığı senaryolardı. Ancak sağ bekte sakatlıklar hariç beklenenin çok üstünde performasn sergileyen Kerim Zengin ve Cernat'ın yokluğunda onu aratmayan ve orta sahaya yetenek katan Hakan Özmert'in ayrılışları Karabükspor'un transfer politikasının belli ölçüde değişmesine yol açtı.

  Karabükspor da tek sorun Hakan Özmert ve Kerim Zengin'in takımdan ayrılışı değildi. Transerdeki en önemli problem  Başkan Feridun Tankut'un beklenmeyen istifası oluvermişti birdenbire. Feridun Tankut'un başkanlığında yönetimde bulunan Nevzat Şahin başkanlık koltuğuna oturduktan sonra yeni transfer komitesinin en önemli görevi Emenike gibi dominant bir oyuncusunu kaybetmiş takıma sihirli dokunuşları yapmaktı. Sezonun ilerleyişinden de anladığımız gibi yeni yönetim ilk sınavından başarıyla çıkamadı. Emenike'nin boşluğu devre sonunda Abdullah Balaban'ın bir açıklamasında "Forvet aldık sol açık çıktı" diye tabir ettiği - sadece bu açıklama bile bu transfer döneminin ne kadar amöterce geçirildiğini anlatmaya yetiyor-  Shelton ve genç İsmail İsa ile  Kerim Zengin'in bölgesi Bank Asya Liginden alınan Ahmet Cebe ve Erdem Özgenç  ile doldurulmaya çalışılırken takım Sinan Kaloğlu, Orkun Uşak, Bilal Kısa, Mehmet Çakır gibi tecrübeli ama sakatlık problemleri yaşayan oyuncular ile takviye edildi. Transfer döneminde toplamda 16 oyuncu alınırken yine 16 oyuncu ile yollar ayrıldı.(Detalı transfer listesi)
 Karabükspor gerek transferlerde yaşadığı problemler gereksede yönetimdeki problemlerden sonra ilk defa taraftarının karşısına TRT Ankara Turnuvasında sonrada sezon öncesi kampının ikinci ayağı olan Avusturyada oynadığı karşılaşmalarda çıktı.
 Karabükspor'un hazırlık maçlarındaki skorları :
  Karabükspor - Ankaragücü   1-2
  Karabükspor - Orduspor       0-0
  Karabükspor - Gençlerbirliği  0-2
  Karabükspor - Antalyaspor    0-1
  Karabükspor - Vassas Sc      2-1
  Karabükspor - Sv. Wurma    15-1
  Karabükspor - Reading         3-0

Bu maçlardaki kötü performans ve yaşanan problemler Yücel İldiz'in takımdan ayrılış ve ilk yarıdaki dibe vuruş sürecinin başlangıcının ilk sinyallerini veriyordu.

   Devam Edecek...



9 Kasım 2011 Çarşamba

Dümene Korkmaz Geçti

  Yücel İldiz'in istifasından sonra Karabük sokaklarında konuşulan en önemli konu boşalan koltuğa kimin getirileceği idi. Adayların başında Mesut Bakkal, Hikmet Karaman ve şehrin sevdiği isimlerden Giray Bulak vardı. Yönetiminde ilk hedefi Hikmet Karaman oldu ancak hoca bu teklifi LigTv de mutluyum diyerek geri çevirdi. Bunun üzerine Karabüksporun yeni hocasi sürpriz bir şekilde Bülent Korkmaz oldu.

Bülent Korkmaz denince aklima gerek futbolculuk gerekse de teknik direktörlük dönemlerindeki hırslı inatçı ve başarılı kimliği aklıma geliyor. Aslında hocanın hırslı yapısı son dönemdeki futbolcularımızın isteksiz futbolunu göz önüne alırsak arzuladığımız istekli futbolu sahamızda görmizi sağlayacaktır. Bülent Korkmaz teknik direktörlük kariyerine sıkıntılı bir dönem geçiren Kayseri Erciyesspor'da başladı. Dönem arasında son sırada aldığı Kayseri ekibiyle Türkiye Kupasi finali görmesine rağmen takımını ligde tutamadı ancak oynattığı futbol ile kendi kariyeri açısından güzel sinyaller verdi. Ancak daha sonra başarısız geçen Bursaspor ve Gençlerbirliği dönemlerine rağmen yıllarca kaptanlığını yaptığı camiasina teknik direktör olarak geri döndü. Ancak hoca futboluculuk döneminin aksine bu sefer pek de başarılı sayılamayacak bir tablo ile karşı karşıya kaldı. Tabi bu sonucun ana etmenleri arasında göreve gelmesinden önce takımın fazlaca yaralar almis olması ve sabırsız Türk futbol kamuoyu sayılabilir. Daha sonra Azerbaycanda orta sıra ekiplerinden  FK Bakuyle anlaşan ve burada üst sıraları zorlarken yönetimle yaşadığı problemler yüzünden kardeş ülke topraklarından ayrılmak zorunda kaldı. Hocanın kariyerindeki basarısızlıkların başarılardan fazla olusu ilk bakışta Karabük için dezavantaj olabilir. Ancak bu durum  kariyerinin tekrar ivmelenebilmesi icin belkide kullanabileceği son sans olması ve inatçı futbol anlayışı umarım Karabüksporda başarıya ulaşmasını sağlayayan faktörler olarak karşımıza çıkar.

27 Eylül 2011 Salı

Trabzonspor-Karabükspor Maçı Ardından...

  Karabükspor, Trabzon deplasmanı yolculuğuna Galatasaray maçında son dakilarda gelen penaltı golü ile kaybedilen 2 puana üzülerek başladı. Maçın öncesinde Trabzonspor' un gerek yaptığı-yapamadığı transferler, elinden kaçırdığı ve kendi düzenleri için önemli futbolcuların eksikliklerinin tam manada dolamaması, yapılan transferlerin takıma uyum aşamasının bitmemesi ve Play-off sisteminin getirdigi ve  hiç kimsenin  alışık olmadığı bu yoğun maç maratonuna bir de ligin başlamasına yakın  Sampiyonlar Ligi maçlarınında eklenmesi gibi handikaplari düşünürsek ki bizim maçımızdan de hemen sonra Avrupa maçına çıkacak olan Trabzondan puan almamiz şaşırtıcı olmayacağı düşüncesindeydim.

  Nitekim ekibimiz zorlu Avni Aker deplasmanına iyi başladı ve oyunun hakimiyetini eline geçirdi. Cernat' ın direkden dönen topu ve yine Romen oyuncumuzun şahsi becerileriyle sağ kanadımızın üretkenliğinin birleşmesiyle oluşan tehlikeler ve Trabzonspor takımımın uyumsuz görüntüsü maçtan beklentilerimizin artmasına neden oldu. Ancak bizim için oluşacak en büyük tehlike yavaş yavaş gün ışığına da çıkmıyor değildi. Önceki yazılarmıda da bizim için olan önemini vurguladığımız Yücel Hocanın uygulattığı ofsayt taktiği her nekadar maçın başlarında işlesede yavaş yavaş korkulu dakikalar yaşayacağımızın sinyallerini veriyordu. Uygulanan ofsayt taktiği hücüm noktasında üst seviyede performans sergileyen takımımızı dizginlercesine 26. dakikada 1-0 geriye düşmemize neden oldu. Hücüm hattımız  ve orta sahamız maça o kadar konsantre çıkmıştı ki yenen gol takımımızı etkilemedi ve yeniden oyunun hakimiyetini elimize geçirdik ve serbest vuruştan Cernat ile beraberliği yakaladık. Ancak Yücel Hocanın inatla vazgeçmediği ofsayt taktiği 2 gol yememize ve Shelton'un boş kaleye kaçırdığı golü de düşünürsek yine kazanabileceğimiz bir maçtan elimiz boş Karabük'e dönmemize yol açtı. Maalesef hocamız oynanan 2 deplasman maçına da aldığı yanlış kararlarla damga vurdu. Ankara deplasmanına Merter ile başlayıp defansif bir futbol mentalitesiyle oyuna başlayıp kaybedilen punlarda vebali üzerine alan Yücel İldiz ülke futbolunun en hızlı ayaklarına sahip oyunculardan oluşan Trabzonspor'a karşı oynanan ofsayt taktiğinin sonucu yenen goller ve kaçan puanlar  Karabüklüleri üzdü.

  Bu maçın bizim için iyi yönü Galatasaray karşısında da tutturduğumuz yüksek pas oranının ve orta sahamızının dirençli futbolunun devam etmesi olurken negatif yönü ise Yücel Hoca'nın deplasmanlardaki form düşüklüğü oldu.

 Yıldızı Parlayan Oyuncumuz :  Florin Cernat
 Yıldızı Sönük Kalanımız        :  Erdem Özgenç

                                                               Maçın özeti :



23 Eylül 2011 Cuma

Karabükspor-Galatasaray Macina Kirmizi-Mavi Bakmak

  Geçen hafta Ankara deplasmanindan eli bos dönen Karabükspor'un bu maçtaki alamadigi puanlarin ard arda oynayacagimiz Galatasaray ve Trabzon maçlarini düsündügümüzde sikinti yaratacagi ve bu maçlarda da yasayacagimiz puan kayiplarinin takimimizin moralini bozacagini düsünüyordum. Büyüklerle imtihanin baslangicini evimizde dört bin taraftarimizin önünde  Karabükspor-Galatasaray maçi ile yaptik. Bu maç öncesinde Yücel Hocanin baskente oynanan  maçtaki hatasindan vazgeçip tekrar pozitif futbolu öne çikaran ve 2 senedir alisik oldugumuz düzene geçeçegini önceki yazimda belirtmistim (link). Ayrica bu maçta geçen seneki sakatligindan sonra gerçek performansini aradigimiz Cernat' in yedek kulübesine çekilip yerine Bilal ile baslanip Romen oyuncunun ikinci yarida sahaya sürülecegini tahmin ediyordum. Ancak Yücel Hoca takim içi rotasyonu orta sahada degil savunma bölgesinde yapti ve Kaptan Muhammed' in yerine Bulgar oyuncu Nikolic' i sürdü. Yabanci kontenjani yüzünden ise Seric bu hafta cizik yedi ve yerine Erkan Taskiran görev aldi.
   Maça her iki takimda kendi yari  sahalarinda bol pas yaparak rakibi tartmalariyla basladi.Açıkcası ilk 10 dakikada oynanan futbol  her nekadar Karabüksporumuzun işine yarıyan bir şekilde ilerlese de vasatı aşamayan bir maç izledik. Dakikalar 13' ü gösterdiğinde Ragued' in geçen seneden alışıla gelmiş Emenike'ye atılan paslara benzer uzun topa koşan ve ikili Galatasaray savunmasından önce topa hamlede bulunan Shelton'a kaleci Muslera tarafindan yapılan hareket Bunyamin Gezer tarafindan kırmızı kartla cezalandırıldı. Bu dakikadan sonra isteksiz ve şaşkın Galatasaray karşısında oyunun hakimiyeti tamamen Karabükspora geçti. Karabükspor  10 kişi kalmış rakibini iyice yormak ve ilerleyen dakikalarda golü bulmak istercesine orta sahada ve rakibin yarı sahasında dakikalarca isabet orani yüksek paslarla maçı devam ettirdi. Dakika 73' te sağ kanattan bindiren Erdem' in sutunda sadece bakmakla yetinen Ufuk'un büyük hatası sonucu golü bulduk. Bu dakikadan sonra herkes Galatasaray' ın artik silkineceğini ve oyun hakimiyetini eline alacağını düşünürken Karabükspor 75 ile 80. dakikalar arasi topu sarı-kırmızılılara göstermedi desek yeridir. Hatta bu dakikalar arası saha kenarında oyuna girmeyi bekleyen Baros Karabükspor' un başarılı paslarının kurbanı olarak 6 dakika boyunca oyuna giremeden kenarda beklemek zorunda kaldı. Ancak gerek tecrübesizlik gereksede heyecan yüzünden 83.dakikada Rıdvan' ın Baros' a yaptığı penaltı neticesinde Galatasaray Karabük deplasmanindan Melo nun golu ile evine bir puanla donmeyi basardi.

   Maçın Karabükspor açısından önemi büyüktü. Kaybedilen Genclerbirliği maçı sonrası sıkıntılı günler geçimek istemeyen takımımız için Galatasaray maçından alınan bu puan gerçekten ilaç etkisi yaratmıştır. Oynanan oyuna bakarsak pas yapma yeteneğimizin geçen seneki seviyemize yaklaşmaşı ve transfer edildiğinden beri yabancı kontenjanı yüzünden yedeğe çekilen Nikolic' in ilk önemli sınavında iyi görüntü vermesi bizim için sevindirici noktalar. Ancak Shelton'un oynadığı maçlar icinde en iyi görüntüsünü vermesine rağmen ileri ucumuz hala tam manada uyum icinde gözükmedi. Cernat ve Shelton'un birbirine uyum sürecini atlattıkları zaman oyunumuzun bir tık daha artacaği düşüncesindeyim.

   Sene baslarinda büyük takımlarla evinde oynamanin her zaman avantaj olduğu düşüncesindeyim. Rakibinizin daha o isteğidiği büyük hedefler için yaptığı transferlerin hem ülkemize hem de takımına daha uyum sağlamadıkları dönemde puan almak ilerideki haftalara göre nispeten daha kolay. Bu dönemde oynadığımız Galatasaray maçından alınan bu sonuca 1 puan almamız elbette bizi mutlu edecektir ancak maçın gidişatı düşünülürse sadece anlık bir hatadan dolayı gelen penaltı sonucu kaçan puanlara üzülmemek elde değil.

                                                              

23 Haziran 2011 Perşembe

Karabukspor'da Yol Ayrimi

Kardemir Karabukspor,Teknik Direktor Yucel Ildiz’in istekleri uzerine Super Lige cikmamizda buyuk rol oynayan Bulent Ataman,Bulent Bal,Yasin Avci,Engin Akturk ve sakatlik sorunu yasamadigi donemlerde takima buyuk katkida bulunan Kerim Zengin ile yollarini ayirdi.Simdi oyuncularimiza emekleri icin tesekkur ederek Kerim Zengin haric bu yol ayrimlarini tek tek inceleyelim:

Bulent ATAMAN:Eskiya lakapli kalecimiz takimimizin Super Lige cikmasinda en buyuk paya sahip olan oyuncularin basinda gelirken Rapaic imzali transferlerden Tomic’in onune gecemedi ve Tomic’in inalmaz performasi sirasinda sakatlaninca iyice yedek kulubesine mahkum oldu.Sezon icerisinde takimdan ayrilmasi gundemdeyken Emenike olayindaki bazi durumlari medyayla paylasmasi yol ayrimi dusuncelerine tuz biber ekti.

Bulent BAL:Kaptanin 2.5 senelik Karabukspor kariyerinde gerek isini hakkiyla yapmasiyla gerekse de kisiligiyle ve bize kazandirdiklariyla her zaman gonlumuzde ayri bir yeri olacagi kesin.Takimimizin yas ortalamasini dusurmesi gercegini ve Bulent Bal’in super lige yetersiz gelmesi takimdan ayirlmasi nedenleri arasinda yazilabilir.
Yasin Avci:Kral icin bu sezon gercekten ilklerin yili olmaliydi.Bank Asya’da forvet oynarken bu sene sag bekte bile gormustuk onu.Belki de bu nedenle belkide Super Ligin agirligini kaldiramamasi nedeniyle seneye onuda aramizda goremeyecegiz Yolun acik olsun kral
Engin Akturk:Super lige cikarken sag bekten bindirip attirdigi gollerin yanisira kornerde attigi goller hala aklimizda.Ancak Enginde Super Ligi kaldiramayan Bank Asya yildizlari arasinda yerini almis durumda.Zaten devre arasinda Karsiyaka ya kiralik gitmisti bu nedenle.Sene sonu geldiginde ise sozlesmesi fesh olundu.Engin’I artik Rizespor formasiyla izleyecegiz.Umarim Engin bir diger Karadeniz takiminin sampiyonlugunu kutlayan futbolcular arasinda olur.