6 Mayıs 2012 Pazar

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #4

 Karabükspor, zorlu sezon başlangıcından sonraki etapta kendileri için sezonun devamınının nasıl şekilleneceğini belirleyici maçlarla karşılaştı. Bu dizi maçlar serisi Karabük'te oynanan ligin yeni ekiplerinden Orduspor ile başladı.  Maçın genelindeki isteksiz ve etkisiz futbol rakibin erken gelen golleriyle birleşince,  77 puan ile rekor kırarak şampiyon olarak tamamlanan Bank Asya macerasında tek galibiyet alınamayan takım olan Orduspor'a karşı şansımız bu kader maçında da gülmedi. 
 Ordu maçından sonra deplasmanda Manispor ile karşılaştığımız maçta son haftalarda sergilenen kötü futbol serisine bir ek oluvermişti. 90 dakika da yakalanan bir kaç pozisyon ileri uçlarımız tarafından cömertçe harcanırken, basit pozisyon hataları sonucu kalede görülen 2 gol Karabükspor'u puan sıralamasında dibe doğru çekiyordu.
  Puan tablosundaki durumun etkisiyle yaşanan alt sıra psikolojisin aşılması için acil olarak duyulan 3 puan ihtiyacı kendi evimizde oynadığımız İ.B.B maçı ile karşılanırken sahadaki futbolun  geçtiğimiz sezonun futboluna yakın seviyede olması dumanlı kenti umutlandırmıştı. 
  Haftalar sonra gelen galibiyet ve bir nebze sergilenen iyi futboldan sonra Kırmızı- Mavili temsilcimizin durağı Samsunspor olmuştu. İlk 7 maçlık periyotta istediğini elde edemeyen ve ilerleyen haftalarda sıkıntı yaşamamak için bu maçtan puan alma zorunluluğu bulunan iki takımın maçı başladığı gibi bitti. İyi olmayan futbola rağmen kümede kalma savaşında doğrudan rakibiniz olacağı yavaş yavaş belli olmaya başlayan Samsunspor deplasmanında alınan bir puan takımı biraz daha rahatlatmıştı.

  Kaybedilen iki maçtan sonra İ.B.B ve Samsunspor maçlarından alınan 4 puan sayısal açıdan takımı rahatlatsada takım içinde aşılamayan problemler, sergilenen kötü futbol, sezon öncesi transfer dönemindeki yönetim - t. direktör arasında yaşanan sıkıntılar Karabüksporun sıralamada yukarı çıkmasını engelliyordu. Bu sıkıntıların had safhada olduğu dönemde oynanan Fenerbahçe ve Eskişehir maçlarında alınan sonuçlar yıllar sonra yükselinen Süper Ligin baş mimarı Yücel İldiz ile yolların ayrılmasına neden oldu. Bu ayrılıkta ana etmen sezon öncesi teknik ekibin istediği transferlerin yapılmamasıydı. Oluşturlan takımın  kalitsi hep tartışılırken, futbolumuzda görmeye alışkın olduğumuz futbolcu - hoca zıtlaşması sonucu teknik direktörlerin altının futbolcular tarafından oyulması bir kez daha sahnelenmişti. 
 
          Alınan Sonuçlar
 5.Hafta  : Karabükspor - Orduspor   : 1- 2 (89. dk M. Batdal / 21.dk B.Stancu, 24.dk F.Tekke)
  6.Hafta  : Manisaspor - Karabükspor   : 2-1 (38. ve 72. dk I.Promise / 89.dk Ali Kuçik )
  7.Hafta  : Karabükspor - İ.B.B            : 2 -0 (23. dk F.Cernat, 82. dk B. Kısa)
  8.Hafta  : Samsunspor - Karabükspor  : 0 - 0
  9.Hafta  : Fenerbahçe - Karabükspor   : 1 - 0 (17. dk Bienvenu)
 10.Hafta : Karabükspor - Eskişehirspor : 1 - 2 (74. dk L.Shelton / 25. dk V.Sarı, 51. dk H.Kamara)
                                                                                             Devam Edecek.....

1 Mayıs 2012 Salı

2011-2012 Sezonu Karabükspor İncelemesi #3

  Karabükspor sezona önceki yılda olduğu gibi evinde başlayacak ve rakip lige son haftalarda tutunmuş bu sene aynı korkulu rüyaları görmek istemeyecen Rıza Çalımbay önderliğindeki Sivasspor olacaktı. Bu maçın hem ülke futbolunun içindeki bulunduğu durum nedeniyle ertelenen ligin taraftarın futbol özlemini galibiyetle bitirme ve kötü denmesede iyi geçmeyen sezon öncesi kampını unutturma yönünden önemi Karabükspor açısından büyüktü. Nitekim maçın hızı sayesinde sezon boyunca vatandaşı Usain Bolt ile kıyaslanmasıyla gündem oluşturan Shelton ve penaltıdan Birol Hikmet'in ayağından gelen gollerle 2-1 kazanılması sezona umutla başlanmasını sağladı.
 Alınan galibiyet sonrası, önemli oyuncularını kaybetmiş umulan kadro derinliğine ulaşamamış Gençlerbirliği maçının kazanılmasıve oynanacak iki şampiyon takım mücadelesi öncesi rahatlama hesapları yapılıyordu Karabük sokaklarında. Ama evdeki hesap Ankara'da tutmadı ve belkide iki sezon boyunca Yücel İldiz'in kurduğu kadro ilk defa yüksek sesle eleştirilmeye başlandı.
  Bu maçtan sonra oynanacak iki zorlu maç kötü günlerin başlamasının veya tam tersi mutlu bir geleceğin habercisi olacaktı. İlk maç geçen sezon istediğini bulamayan Galatasaray ile oldu. Sezonun ilk hafta içi maçında karşılaştığımız ve 1-1 biten Galatasaray maçı, sezon başında rakibin yeni bir takım olması avantajına bir de maçın başında rakibin 10 kişi kalması da eklenmesine rağmen kazanılmayan ve kaçan puanlar ile hatırımızda. 

 Galatasaray karşısında alınan puan 3 gün sonra oynanacak Trabzon deplasmanına umutlu bakılmasını sağlamıştı. Maça hızlı başlamamıza rağmen gelmeyen gol adeta olacakların habercisiydi. Oyunun çok ileride kurulması üçüncü bölgedeki başarımızı artırırken savunmada inanılmaz boşluklar vermemize neden oluyordu. Cernat ile bulduğumuz frikik golüne rağmen Trabzonspor savunmamızın verdiği bu boşluklardan iyi değerlendirerek sezonun yıldızı Burak Yılmaz ile 3 gol bulup maçı kazanmayı bildi.

 İlk 4 haftada alınan 4 puan sıralamada 14.lüğü getirirken, 2 maçın büyüklerle oynanması nedeniyle eldeki netice kötü olarak değerlendirilemezdi. Ancak bu dönemde takım savunmasının düşüklüğü, ileride hücum hattının istenen  verimi verememesi Yücel İldiz'in halletmesi gereken en önemli problemlerdi.

 Alınan Sonuçlar
1.Hafta  : Karabükspor - Sivasspor     : 2-1 ( 13.dk L.Shelton, 23.dk B.Hikmet / 19.dk Navratil)
2.Hafta  : Gençlerbirliği - Karabükspor : 2-1 ( 19.dk Y.Öztekin, 38. dk H.Meriç / 49. dk Shelton )
3.Hafta  : Karabükspor - Galatasaray  : 1-1 ( 72.dk E.Özgenç / 82. dk F.Melo )
4.Hafta  : Trabzonspor  - Karabükspor : 3-1 (26-51-73 B.Yılmaz / 35. dk F.Cernat ) 
    
  

24 Nisan 2012 Salı

Süper Final, Süper Facia olmasın...

  Türkiye Spor Toto Süper Ligi oynanan 34 hafta sonunda 8 Nisan oynanan Manisaspor - Galatasaray karşılaşması ile bitti. Ankaragücü Manisaspor ve Samsunspor ligen düşerken Galatasaray bu sene ilk defa uygulanacak Şampiyonluk Play-off'una resmi adıyla Süper Final'e en yakın takipçisin 5 puan önünde girmeyi başardı. Buraya kadar herşey normal. Ancak ülke futbolunun ne kadar stres içinde olduğu Süper Finalin daha ilk maçında anlaşıldı. 
   Hava muhalefeti nedeniyle ertelenen Beşiktaş - Galatasaray maçı öncesi Gaziantep'te bu iki takımın taraftarları arasında çıkan kavgada bir Beşiktaş taraftarı aldığı ağır yaralar sonucu hayatını kaybetti. Bir gün sonra oynanan Fenerbahçe - Trabzonspor maçında Emre - Zokora arasında yaşanan itiş kakışda Emre'nin Zokora'ya ırkçı küfürler ettiği anlaşıldı. İki gün önce hakemin tatil ettiği derbi oynandı ve yine maça futbol değil yaşanan olaylar damgasını vurdu. Hakeme tepkisini sahaya girerek gösteren Beşiktaş taraftarları kendi futbolcularına bile biz neredeyiz sorusunu sordurttu. Hatta maçtan sonra Simao twitter hesabından Neden diye tweet attı. Ki kendisi epey ortam görmüş bir futbolcu olmasına rağmen şaşkınlık içerisinde olacakki bu soruyu sorma ihtiyacı duymuş olmalı.  
  Süper Final'in ikinci haftası ilkine göre daha sakin geçti ama alınan skorlar heyacanın devam etmesini sağlarken olası tribün terörü riskini arttırdı. Fenrbahçe'nin evinde son maçta Galatasaray'ın şampiyonluk maçını kazanmasından sonra yaşananları düşünmek bile istemiyorum.   Umarım sene başından beri verdiği sınavlardan başarı ile çıkamayan ülke futbolu geriye kalan 4 maçta futbolun sadece oyun olduğunu hatırlarda istenmeyen olaylar yaşanmaz. 
 Bu arada oynanan iki haftada iki talihsiz olay daha yaşandı. Fenerbahçe - Trabzonspor maçında yapılacak olan koroegrafide başına gelen halatlar yüzünden ölüm tehlikesi geçiren Onur Karabudak ve Galatasaray'ın sergilediği güzel oyuna rağmen kazanamadığı Fenerbahçe maçının stresine kalbi dayanamayıp vefat eden Fatih Çalışkan (mekanı cennet olsun) futbol severlerin  kalbinde yara açan iki hikayenin kahramanı oldu.